Okçuluk dalında, 2008 Pekin Engelliler Olimpiyatında, Türkiye'ye ilk altın madalyayı getiren Gizem Girişmen, sporun Oscarları olarak bilinen "Lareus Dünya Spor Ödülleri"nde "yılın en iyi engelli
Okçuluk dalında, 2008 Pekin Engelliler Olimpiyatında,
Türkiye'ye ilk altın madalyayı getiren Gizem Girişmen, sporun Oscarları olarak
bilinen "Lareus Dünya Spor Ödülleri"nde "yılın en iyi engelli sporcusu"na aday
gösterildi.
Okçuluk dalında, 2008 Pekin Engelliler Olimpiyatında, Türkiye'ye ilk altın
madalyayı getiren Gizem Girişmen, sporun Oscarları olarak bilinen "Lareus Dünya
Spor Ödülleri"nde "yılın en iyi engelli sporcusu"na aday gösterildi.
Sporun Oscarları olarak bilinen "Laureus Dünya Spor Ödülleri"ne aday
gösterilmesiyle ilgili olarak tören öncesi bilgi veren Girişmen, Roger Federer,
Usain Bolt gibi branşında dünyayı etkilemiş en iyi sporcularla aynı ortamı
paylaşacak olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Girişmen, 10
Mart'ta Abu Dabi'de yapılacak törende yılın en iyi engelli sporcusunun
seçileceğini hatırlatarak, "Seçilebilirim de seçilemeyebilirim de. Şartlar eşit
bence. Sportif başarının yanında toplumda nasıl bir farkındalık oluşturduğumuzun
da önemli olduğu bir organizasyon. Ben bu farkındalığı meydana getirmek için
uğraşıyorum. Benim için önemli olan Türk spor tarihinde bir ilki
gerçekleştirerek ödüle aday gösterilmek" şeklinde konuştu.
İlkokulu
bitirdiği zaman ailece geçirdiği trafik kazası sonucu tekerlekli sandalyeye
mahkum kaldığını belirten Girişmen, kaza sonucu "T5" seviyesinde omurilik
felçlisi olduğunu, önce Hacettepe Üniversitesi'nde ameliyatlar geçirdiğini,
ardından Almanya'da 3 ay rehabilitasyon gördüğünü anlattı.
Türkiye'ye
döndükten sonra ortaokul ve liseyi Ankara Özel Tevfik Fikret Lisesi'nde
okuduğunu belirten Girişmen, 2000 yılında Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü'nü
kazandığını ve 2004 yılında da Bilkent Üniversitesi'nden şeref derecesiyle mezun
olduğunu anlattı.
BAŞARININ SIRRI
Spor kariyeri kadar okul hayatı da başarılarla dolu olan
Girişmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her başarının arkasında çok çalışmak,
fedakarlık ve disiplin vardır. Bir şey yaptığım zaman yarım ya da eksik yapmayı
seven bir insan değilim. Bir şey yapılıyorsa tam yapılmalı diye düşünüyorum.
Bilkent Üniversitesi'ni kazandığımda mimari koşullar açısından rahat olacağını
düşünmüştüm ama eski bölüm binalarında asansörler, rampalar ya da engelli
tuvaleti yoktu. Bu yüzden fiziksel anlamda bazı zorluklarla karşılaştım. Önemli
olan fiziksel zorluklar karşısında yılmamak, güçlüklere göğüs germek ve güçlü
olmak. Kısacası insan istedikten sonra her şeyi başarır."
TÜRKİYE'DE ENGELLİ SPORCULUK
Girişmen, olimpiyat şampiyonu olduktan sonra
bu başarının yeni sporcuların yetişmesine, onlara örnek olmasına ve Türkiye'de
spor kültürünün yaygınlaşmasını sağlamasını ümit ettiğini vurgulayarak, "Bence
başarı örnek olursa ve paylaşılırsa daha anlamlı. Olimpiyat ve Dünya
şampiyonluğumdan sonra birçok kişiden okçuluğa nasıl başlayabilecekleriyle
ilgili mesajlar aldım. Spor kültürünü yaygınlaştırabilmek, benim için en az
altın madalya kadar değerli" şeklinde konuştu.
ebmhaber.com
Bu yazı toplam 117 defa okundu.