11 Şubat 2012 Cumartesi Saat 18:20
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Anlamlı bir tören
02 Mart 2010 Salı Saat 11:45
23 Şubat Pazartesi günü Ankara'daydım. Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'nde yapılan, '2009 yılı Ampute Futbolun En İyileri' ödül törenine katılmak için gittiğim bu seyahatte

23 Şubat Pazartesi günü Ankara'daydım. Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'nde yapılan, '2009 yılı Ampute Futbolun En İyileri' ödül törenine katılmak için gittiğim bu seyahatte çok değişik duygular yaşadım. Dünyanın üç büyük merkezinden biri olarak tanımlanan kurumda bedenen ve zihinsel-ruhsal yönden gazilerilerimiz, yeni bir hayata hazırlanıyorlar. Bu hazırlık safhasında sportif etkinlikler büyük önem taşıyor.
Katıldığım ödül töreninde; bir ayağını kaybetmiş gazilerimizin ve vatandaşlarımızın oluşturduğu futbol takımları arasında yapılan maçlarda öne çıkmış sporcu, yönetici, antrenör, hakem, sağlık uzmanları ile konuya katkıda bulunmuş spor adamları, sponsorlar ve basın mensupları ödüle konu edinmişti.
Türk futbolu ve sporuna önemli katkıları olan Hadi Türkmen'in ön ayak olduğu bu organizasyona Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız Faruk Özak, Ali Şen, Alp Yalman, Kemal Ulusu, İlhan Cavcav, eski Devlet Bakanı İsmet Sezgin başta olmak üzere çok sayıda ünlü spor ve futbol adamı katıldı.
1998 yılında vatandaşlarımızın katkılarıyla faaliyete geçen merkezde, yüzde 95 oranında gazilerimize, yüzde 5 civarında da değişik nedenlerle engelli hale gelmiş yurttaşlarımıza fiziksel ve zihinsel-ruhsal rehabilitasyon imkanı sunulmaktadır.
Kabul edileceği üzere engellilere daha kaliteli hizmet sunmak, maddi imkanların yeterliliği sayesinde gerçekleşiyor. Türk Silahlı Kuvvetleri 'ELELE VAKFI' banka hesaplarına vatandaş katkısının artması oranında yeni aletler ve teknolojik imkanlar devreye sokuluyor, gazilerimizle engelli vatandaşlarımız da bundan faydalanıyorlar.
Katkıda bulunmak isteyen yurddaşlarımıza TSK ELELE VAKFI banka hesap numaralarını vermek istiyorum. Yapacağınız her yardım, onların bir engeli daha açmasına yardımcı olacaktır. Hesap numaraları: Ziraat Bankası/Ankara Kızılay Şube 39025990-5002 TL olarak. Vakıfbank/Ankara K. Esat Şb. 16000013 TL olarak. Ingbank/Ankara Turan Güneş Şb. 5050505 TL olarak. İş Bankası/Frankfurt Şb. 44000008 Euro olarak. Ayrıca, on-line bağışlarınızı www.elele.org.tr adresi üzerinden de gerçekleştirebilirsiniz.

Laflar ve eserler!..
Daha düne kadar, hem Rijkaard'a, hem de Yılmaz Vural'a kızanlar, 'diline vurmuş' diyenler bir hayli fazlaydı.
Çünkü, ikisi de futbolu bildiğini söylüyordu, eksiğin gediğin ne olduğunu, nelerin yapılması lazım geldiğini her fırsatta dile getirip, etrafa reçeteler serpiştiriyorlardı. Ancak, dediklerine örnek olacak somut bir şeyler ortaya koyamıyorlardı.
Açık söyleyeyim; onlar konuşup, ortaya 'İşte bu yahu!' dedirterek bir şeyler koyamadıkları için de bu ikiliye duyulan inanç azalıyor, ortalıkta 'Laf mühendisleri' dedikodusu dolaşmaya başlıyordu.
28 Şubat 2010 tarihinde yapılan Galatasaray-Kasımpaşa maçında iki takımın ortaya koyduğu futbol, tribünlerdeki ve ekran başındaki futbolseverlere, 'İşte bu!' dedirtecek kalitede olunca her iki futbol eğiticisi bir anlamda 'Tenzil-i rütbe' durumundan kurtulup, alkışlarla sahadan uğurlandılar.
Özünde, hem Rijkaard, hem de Yılmaz Vural üç aşağı beş yukarı şöyle diyorlardı; '.. Türk futbolunda her şeyden biraz var ama tam olan hiçbir şey yok. Bu işi zorlaştırmanın yanı sıra, daha komplike bir hale de getiriyor. İşler kötüye gittiğinde bir anda oyun mentalitesi kaybolabiliyor, herkes kendi başına maçı çevirmeye kalkıyor.
Türk futbolcusu, yetenekli ve coşkulu. Ancak, dağınık bir yapı da ortada. Mesela, bir anda herkesi defansta ve hücumda görebiliyorsunuz. Oysa aslolan dengedir, coşku değil. Disipline ve kültürize edilmemiş coşku, bozuk bir takım yapısı yaratır'.
Galatasaray-Kasımpaşa maçı, her iki tekımında, '.. Disipline, kültürize edilmiş bir coşku türü ve futbolu' yarattığını ortaya koydu. Düşünün bir; Yılmaz Vural, kısıtlı imkanları ve bu imkanlarla yarattığı bir takımla bu kaliteyi yaratabilirken; aynı şeyi Rijkaard'da daha geniş imkanlar ve o imkanlarla yarattığı takımla gerçekleştirebiliyor. Çünkü, ikisinin de futbol kıblesi belli ve o kıbleye doğru giderken bir an bile yalpalamıyorlar. Ben, Galatasaray-Kasımpaşa maçından sonra, Rijkaard ve Yılmaz Vural'a, Ziya Paşa'nın şu meşhur dizesiyle teşekkür etmek isterim. '.. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde...'
Kim ne derse desin, ortada alkışlanacak bir futbol eseri ve bunu yaratan akıllar var... Laf'lara gelince.. En iyisi onları unutmak!

Yeni bir başlangıç
Ankara'dan sonra Diyarbakır'da çok çarpıcı konuların ele alındığı bir başka seminere katıldım. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Diskispor Kulübünün organize ettiği bu seminerin 'Yeni Bir Başlangıç' adı altında yapılması doğrusu çok anlamlıydı.
'Spor ve Siyaset', 'Spor ve Medya', 'Sporda Hukuk', 'Engelliler ve Spor'da Örgütlenme Modelleri' konularının dile getirildiği seminer, ezber bozan bir kalitede başladı ve bitti. Diyarbakır Valisi Sayın Avni Mutlu ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Osman Baydemir'in çok özel ilgi gösterdiği seminer, gerçekten 'Yeni Bir Başlangıç' yaratacak fikirlerin, eleştirilerin, önerilerin ve projelerin süt analığını yapacak üretkenlikteydi. Bir defa konuşmacılar, 'Barıka-i hakikat, musademe-i efkardan çıkar' özdeyişine gönülden inanmışların coşku, cesaret ve bilgi birikime sahipti. Konular işlenirken, hiçbir aidiyet duygusu pusula yapılmadı. Konuşmacılar bilimin ipine sarılarak konuları dile getirdiler, 'Slogan bilimselliği' yapmadılar. İster inanın ister inanmayın, tüm konuşmacılar alabildiğine özgür bir şekilde konularını işlemelerine, ezber bozacak şeyler söylemelerine karşın, 'Züccaciyeci dükkanına haldır huldur girme' teşebbüsünde bulunmadılar, uslüp kalitesini hep üst düzeyde tuttular. Beklenenin çok ötesinde geniş ve bu ufuklara sporla kanat çırpılabileceğinin müjdecisi olan, 'Yeni Bir Başlangıç' semineri, organizasyonun uluslararası hüviyetle ve her yıl yapılması olasılığını ortaya çıkardı.
Seminerde yaptığım konuşmada 'Tarih boyunca ilk spor kitabının Anadolu'da yazıldığı' konusunu dile getirdim. Kitabın bin satırlık bir kitabe şeklinde ve bundan 3 bin 250 yıl önce yazıldığını; adının Kikkulu Tableti olduğunu, Hattuşaş kazısında bulunduğunu açıklamam büyük ilgi topladı.
Seminer sırasında Vali Sayın Avni Mutlu ve Belediye Başkanı Sayın Osman Baydemir'in Diyarbakır'a çağdaş bir spor kompleksi için harekete geçtiklerini öğrendim. Kompleks için gerekli arazinin hemen tahsis edileceğinin Vali Sayın Avni Mutlu tarafından açıklanması ise 'Yeni bir Başlangıç' için müştereken start almanın bir ifadesi gibiydi.

Turgay Renklikurt

Kaynak.gunes.com

Bu yazı toplam 35 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı