23 Şubat Pazartesi günü Ankara'daydım. Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'nde yapılan, '2009 yılı Ampute Futbolun En İyileri' ödül törenine katılmak için gittiğim bu seyahatte
23 Şubat Pazartesi günü Ankara'daydım. Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve
Bakım Merkezi'nde yapılan, '2009 yılı Ampute Futbolun En İyileri' ödül törenine
katılmak için gittiğim bu seyahatte çok değişik duygular yaşadım. Dünyanın üç
büyük merkezinden biri olarak tanımlanan kurumda bedenen ve zihinsel-ruhsal
yönden gazilerilerimiz, yeni bir hayata hazırlanıyorlar. Bu hazırlık safhasında
sportif etkinlikler büyük önem taşıyor.
Katıldığım ödül töreninde; bir
ayağını kaybetmiş gazilerimizin ve vatandaşlarımızın oluşturduğu futbol
takımları arasında yapılan maçlarda öne çıkmış sporcu, yönetici, antrenör,
hakem, sağlık uzmanları ile konuya katkıda bulunmuş spor adamları, sponsorlar ve
basın mensupları ödüle konu edinmişti.
Türk futbolu ve sporuna önemli
katkıları olan Hadi Türkmen'in ön ayak olduğu bu organizasyona Spordan Sorumlu
Devlet Bakanımız Faruk Özak, Ali Şen, Alp Yalman, Kemal Ulusu, İlhan Cavcav,
eski Devlet Bakanı İsmet Sezgin başta olmak üzere çok sayıda ünlü spor ve futbol
adamı katıldı.
1998 yılında vatandaşlarımızın katkılarıyla faaliyete geçen
merkezde, yüzde 95 oranında gazilerimize, yüzde 5 civarında da değişik
nedenlerle engelli hale gelmiş yurttaşlarımıza fiziksel ve zihinsel-ruhsal
rehabilitasyon imkanı sunulmaktadır.
Kabul edileceği üzere engellilere daha
kaliteli hizmet sunmak, maddi imkanların yeterliliği sayesinde gerçekleşiyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri 'ELELE VAKFI' banka hesaplarına vatandaş katkısının
artması oranında yeni aletler ve teknolojik imkanlar devreye sokuluyor,
gazilerimizle engelli vatandaşlarımız da bundan faydalanıyorlar.
Katkıda
bulunmak isteyen yurddaşlarımıza TSK ELELE VAKFI banka hesap numaralarını vermek
istiyorum. Yapacağınız her yardım, onların bir engeli daha açmasına yardımcı
olacaktır. Hesap numaraları: Ziraat Bankası/Ankara Kızılay Şube 39025990-5002 TL
olarak. Vakıfbank/Ankara K. Esat Şb. 16000013 TL olarak. Ingbank/Ankara Turan
Güneş Şb. 5050505 TL olarak. İş Bankası/Frankfurt Şb. 44000008 Euro olarak.
Ayrıca, on-line bağışlarınızı www.elele.org.tr adresi üzerinden de
gerçekleştirebilirsiniz.
Laflar ve eserler!..
Daha düne kadar,
hem Rijkaard'a, hem de Yılmaz Vural'a kızanlar, 'diline vurmuş' diyenler bir
hayli fazlaydı.
Çünkü, ikisi de futbolu bildiğini söylüyordu, eksiğin gediğin
ne olduğunu, nelerin yapılması lazım geldiğini her fırsatta dile getirip, etrafa
reçeteler serpiştiriyorlardı. Ancak, dediklerine örnek olacak somut bir şeyler
ortaya koyamıyorlardı.
Açık söyleyeyim; onlar konuşup, ortaya 'İşte bu yahu!'
dedirterek bir şeyler koyamadıkları için de bu ikiliye duyulan inanç azalıyor,
ortalıkta 'Laf mühendisleri' dedikodusu dolaşmaya başlıyordu.
28 Şubat 2010
tarihinde yapılan Galatasaray-Kasımpaşa maçında iki takımın ortaya koyduğu
futbol, tribünlerdeki ve ekran başındaki futbolseverlere, 'İşte bu!' dedirtecek
kalitede olunca her iki futbol eğiticisi bir anlamda 'Tenzil-i rütbe' durumundan
kurtulup, alkışlarla sahadan uğurlandılar.
Özünde, hem Rijkaard, hem de
Yılmaz Vural üç aşağı beş yukarı şöyle diyorlardı; '.. Türk futbolunda her
şeyden biraz var ama tam olan hiçbir şey yok. Bu işi zorlaştırmanın yanı sıra,
daha komplike bir hale de getiriyor. İşler kötüye gittiğinde bir anda oyun
mentalitesi kaybolabiliyor, herkes kendi başına maçı çevirmeye kalkıyor.
Türk
futbolcusu, yetenekli ve coşkulu. Ancak, dağınık bir yapı da ortada. Mesela, bir
anda herkesi defansta ve hücumda görebiliyorsunuz. Oysa aslolan dengedir, coşku
değil. Disipline ve kültürize edilmemiş coşku, bozuk bir takım yapısı
yaratır'.
Galatasaray-Kasımpaşa maçı, her iki tekımında, '.. Disipline,
kültürize edilmiş bir coşku türü ve futbolu' yarattığını ortaya koydu. Düşünün
bir; Yılmaz Vural, kısıtlı imkanları ve bu imkanlarla yarattığı bir takımla bu
kaliteyi yaratabilirken; aynı şeyi Rijkaard'da daha geniş imkanlar ve o
imkanlarla yarattığı takımla gerçekleştirebiliyor. Çünkü, ikisinin de futbol
kıblesi belli ve o kıbleye doğru giderken bir an bile yalpalamıyorlar. Ben,
Galatasaray-Kasımpaşa maçından sonra, Rijkaard ve Yılmaz Vural'a, Ziya Paşa'nın
şu meşhur dizesiyle teşekkür etmek isterim. '.. Ayinesi iştir kişinin, lafa
bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde...'
Kim ne derse desin, ortada
alkışlanacak bir futbol eseri ve bunu yaratan akıllar var... Laf'lara gelince..
En iyisi onları unutmak!
Yeni bir başlangıç
Ankara'dan sonra
Diyarbakır'da çok çarpıcı konuların ele alındığı bir başka seminere katıldım.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Diskispor Kulübünün organize ettiği bu
seminerin 'Yeni Bir Başlangıç' adı altında yapılması doğrusu çok
anlamlıydı.
'Spor ve Siyaset', 'Spor ve Medya', 'Sporda Hukuk', 'Engelliler
ve Spor'da Örgütlenme Modelleri' konularının dile getirildiği seminer, ezber
bozan bir kalitede başladı ve bitti. Diyarbakır Valisi Sayın Avni Mutlu ve
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Osman Baydemir'in çok özel ilgi
gösterdiği seminer, gerçekten 'Yeni Bir Başlangıç' yaratacak fikirlerin,
eleştirilerin, önerilerin ve projelerin süt analığını yapacak üretkenlikteydi.
Bir defa konuşmacılar, 'Barıka-i hakikat, musademe-i efkardan çıkar' özdeyişine
gönülden inanmışların coşku, cesaret ve bilgi birikime sahipti. Konular
işlenirken, hiçbir aidiyet duygusu pusula yapılmadı. Konuşmacılar bilimin ipine
sarılarak konuları dile getirdiler, 'Slogan bilimselliği' yapmadılar. İster
inanın ister inanmayın, tüm konuşmacılar alabildiğine özgür bir şekilde
konularını işlemelerine, ezber bozacak şeyler söylemelerine karşın, 'Züccaciyeci
dükkanına haldır huldur girme' teşebbüsünde bulunmadılar, uslüp kalitesini hep
üst düzeyde tuttular. Beklenenin çok ötesinde geniş ve bu ufuklara sporla kanat
çırpılabileceğinin müjdecisi olan, 'Yeni Bir Başlangıç' semineri, organizasyonun
uluslararası hüviyetle ve her yıl yapılması olasılığını ortaya
çıkardı.
Seminerde yaptığım konuşmada 'Tarih boyunca ilk spor kitabının
Anadolu'da yazıldığı' konusunu dile getirdim. Kitabın bin satırlık bir kitabe
şeklinde ve bundan 3 bin 250 yıl önce yazıldığını; adının Kikkulu Tableti
olduğunu, Hattuşaş kazısında bulunduğunu açıklamam büyük ilgi
topladı.
Seminer sırasında Vali Sayın Avni Mutlu ve Belediye Başkanı Sayın
Osman Baydemir'in Diyarbakır'a çağdaş bir spor kompleksi için harekete
geçtiklerini öğrendim. Kompleks için gerekli arazinin hemen tahsis edileceğinin
Vali Sayın Avni Mutlu tarafından açıklanması ise 'Yeni bir Başlangıç' için
müştereken start almanın bir ifadesi gibiydi.
Turgay Renklikurt
Kaynak.gunes.com
Bu yazı toplam 35 defa okundu.