Bugünkü yazımda sizlere bir engelli arkadaşımın hayatını yazmaya çalışacağım. Üstelik 8 Mart Dünya Kadınlar Günü…
Ancak polisin işçilere saldırması ve
işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika
önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi.
İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı. Gerçekten dünyada ve
Türkiye’de kadın olmak zor, kadınlarımız giderek kendi haklarına sahip
çıkabiliyor. Toplantılar, paneller yaparak kendi haklarını
koruyabiliyorlar.
Hiç düşündünüz mü? Bir
engelli annesine ve engelli bayanı onun işi daha da zor hiç onları ziyaret
edipte onların sorunlarını ve zorluklarını dinlediniz mi? Bugün bir engelli
bayanın sorunlarını yazacağım. Geçen hafta Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent
Konseyi engelliler meclisine bir bayan arkadaşımız katıldı. Geçen gün de
beni ziyaret ederek kendisini yakından tanıma imkanında bulundum.
Bu engelli bayanın adı Sibel
Dönmez. Sibel Dönmez en büyük ideali hemşire olmaktı ama engelinden
dolayı hemşire olamadı. Sibel üç yaşında çocuk felci olmuş. Bu da yetmediği gibi
on bir yaşında da vücudunda kamburluk meydana gelmiş. Sibel ilk önce
kendisini eve kapatmış, hiç dışarıya çıkmamış daha sonra yavaş yavaş evden
dışarıya çıkmaya başlamış. Sibel kendisine iş aradı ve işçi bulma kurumunun
yolunu tuttu. Birçok işyerine baktı, en sonunda kendine uygun bir iş buldu.
Sibel’in yüzde yetmiş engellilik raporu vardı. Sibel fabrikaya girerken
telefonlara bakmak üzere yani telefon operatörü olarak işe girdi. Ama bütün
işlerde çalıştı. Sibel’e şu soruyu sordum: Sibel fabrikalar engelliyi tanıyor
mu? Bana dedi ki: Akın fabrikalar engelli arıyor ama ne iş yaptıracağını
bilmiyor. Mesela ben santral operatörü olarak alındım ama bütün işlerde çalıştım
yani kısacası nasıl çalıştırılacağını bilmiyor. İş kur il müdürlüğü bir
engelliyi bir fabrikaya gönderirken açıklama yapmıyor yani “böyle bir engellimiz
var size gönderiyorum sizin için uygun mu” demiyor ve biz her yeri geziyoruz. İş
kur iş müdürlüğünde daha genişletilmiş bir ofis olması lazım bir engellinin her
yere değil de imkanlarına göre gönderirlerse daha iyi olur diye de
düşünüyorum.
Yukarıdaki yazımda da söylediğim
gibi Sibel Dönmez Kent Konseyi engelliler meclisine yeni katıldı. Buraya
yine Kent konseyi engelliler meclisi üyesi olan Gökçe arkadaşımız sayesinde
katıldı. Sibel Dönmez’e sordum: Kent Konseyine niçin geldin, beklentilerin
neler? En büyük sorunlarımız toplumun engelliye karşı duyarlı olmaması,
mesela bir otobüse biniyorum bana yer verilmeyebiliniyor. Hele baston
değneklerim yoksa beni engelli olduğumu bilmiyorlar. En büyük isteğim toplumu
bilinçlendirmek.
8 Mart gününü kısaca anlatacak olursak; 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York
kentinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil
fabrikasında greve başladı.
Gerçekten Türkiye’de kadın olmak
nispeten zor kadınlarımız için yeni düzenlemeler, kanunlar çıkarak bu zorluklar
yenilmeye çalışılıyor. Türkiye’de Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kuruluna bağlı
bir aileden ve engellilerden sorumlu devlet bakanlığı var. Kadınlarımız kendi
problemlerini yasalara bağlı olarak ve bilinçlendirme toplantıları yaparak
kendilerini koruyabiliyorlar. Bir engelli bayanın ve bir engelli annesinin
durumu ne? Kadın derneklerinden ve valilik kadın statüsünden bir ricam var:
Engelli aileleri ziyaret etsinler ve onların sorunlarını dinleyerek onu sivil
toplum örgütleriyle birleştirsinler. Bugün bir engelli arkadaşımızın yaşantısını
dile getirmek istedim, inşallah engelli kadınlarımızın da sorunları ortadan
kalkar.
Kaynak.kentgazetesi.com
Bu yazı toplam 85 defa okundu.