12 Şubat 2012 Pazar Saat 09:21
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir kadının yaşamı
08 Mart 2010 Pazartesi Saat 13:14
Bugünkü yazımda sizlere bir engelli arkadaşımın hayatını yazmaya çalışacağım. Üstelik 8 Mart Dünya Kadınlar Günü…

Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı. Gerçekten dünyada ve Türkiye’de kadın olmak zor, kadınlarımız giderek kendi haklarına sahip çıkabiliyor. Toplantılar, paneller yaparak kendi haklarını koruyabiliyorlar.


 


Hiç düşündünüz mü? Bir engelli annesine ve engelli bayanı onun işi daha da zor hiç onları ziyaret edipte onların sorunlarını ve zorluklarını dinlediniz mi? Bugün bir engelli bayanın sorunlarını yazacağım. Geçen hafta Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi engelliler meclisine bir bayan arkadaşımız katıldı. Geçen gün de beni ziyaret ederek kendisini yakından tanıma imkanında bulundum.


Bu engelli bayanın adı Sibel Dönmez. Sibel Dönmez en büyük ideali hemşire olmaktı ama engelinden dolayı hemşire olamadı. Sibel üç yaşında çocuk felci olmuş. Bu da yetmediği gibi on bir yaşında da vücudunda kamburluk meydana gelmiş. Sibel ilk önce kendisini eve kapatmış, hiç dışarıya çıkmamış daha sonra yavaş yavaş evden dışarıya çıkmaya başlamış. Sibel kendisine iş aradı ve işçi bulma kurumunun yolunu tuttu. Birçok işyerine baktı, en sonunda kendine uygun bir iş buldu. Sibel’in yüzde yetmiş engellilik raporu vardı. Sibel fabrikaya girerken telefonlara bakmak üzere yani telefon operatörü olarak işe girdi. Ama bütün işlerde çalıştı. Sibel’e şu soruyu sordum: Sibel fabrikalar engelliyi tanıyor mu? Bana dedi ki: Akın fabrikalar engelli arıyor ama ne iş yaptıracağını bilmiyor. Mesela ben santral operatörü olarak alındım ama bütün işlerde çalıştım yani kısacası nasıl çalıştırılacağını bilmiyor. İş kur il müdürlüğü bir engelliyi bir fabrikaya gönderirken açıklama yapmıyor yani “böyle bir engellimiz var size gönderiyorum sizin için uygun mu” demiyor ve biz her yeri geziyoruz. İş kur iş müdürlüğünde daha genişletilmiş bir ofis olması lazım bir engellinin her yere değil de imkanlarına göre gönderirlerse daha iyi olur diye de düşünüyorum.


Yukarıdaki yazımda da söylediğim gibi Sibel Dönmez Kent Konseyi engelliler meclisine yeni katıldı. Buraya yine Kent konseyi engelliler meclisi üyesi olan Gökçe arkadaşımız sayesinde katıldı. Sibel Dönmez’e sordum: Kent Konseyine niçin geldin, beklentilerin neler? En büyük sorunlarımız toplumun engelliye karşı duyarlı olmaması, mesela bir otobüse biniyorum bana yer verilmeyebiliniyor. Hele baston değneklerim yoksa beni engelli olduğumu bilmiyorlar. En büyük isteğim toplumu bilinçlendirmek.


8 Mart gününü kısaca anlatacak olursak; 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı.

Gerçekten Türkiye’de kadın olmak nispeten zor kadınlarımız için yeni düzenlemeler, kanunlar çıkarak bu zorluklar yenilmeye çalışılıyor. Türkiye’de Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kuruluna bağlı bir aileden ve engellilerden sorumlu devlet bakanlığı var. Kadınlarımız kendi problemlerini yasalara bağlı olarak ve bilinçlendirme toplantıları yaparak kendilerini koruyabiliyorlar. Bir engelli bayanın ve bir engelli annesinin durumu ne? Kadın derneklerinden ve valilik kadın statüsünden bir ricam var: Engelli aileleri ziyaret etsinler ve onların sorunlarını dinleyerek onu sivil toplum örgütleriyle birleştirsinler. Bugün bir engelli arkadaşımızın yaşantısını dile getirmek istedim, inşallah engelli kadınlarımızın da sorunları ortadan kalkar.


Kaynak.kentgazetesi.com

Bu yazı toplam 85 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı