Ne diyoruz? Çağdaş ve marka kent olabilmek…
Ne diyoruz?
Çağdaş ve marka kent olabilmek…
Ne diyoruz?
Bireysel ve ortak kentlilik bilinci...
Yeni yüzyıla vardık.
Bursa olarak…
Potansiyele, hedefe, inanca dayalı bir icraat beklentisi ve oluşan bir yürüyüşü, yerel gündemle görüyoruz.
Her şeyin merkezi ve en güzeline sahip olabilmeyi konuşuyoruz.
En merkezden dört yana, projeler yapılıyor, sürüyor ve hedefleniyor.
Ciddi tutarda harcamalar yapılıyor.
Örnek ve turizm kenti olabilmek, en haklı talep olarak duruyor.
Bu satırların ötesi başında, “Ama…” demek de uygun düşüyor.
Son durum ve süreç itibariyle…
Ciddi bir sorunu, bugün de gündeme taşıyoruz.
Bursa’nın “en” merkezi meydan ve caddelerindeki kaldırımlar, olabildiğince sabit işyerleri ve seyyar satıcıların kullanımına geçti.
“İşgal” demiyoruz.
Çünkü!
Yerel iktidarın gözü önünde oluşuyor, sürüyor ve daha da gelişiyor.
Bireysel duyarsızlık, kamusal yönetim denetimsizliği ve yaptırımsızlığıyla birleşirse, ortaya da “düzeni bozuk” bir kent çıkar.
Büyükşehir Belediyesi’nin, kendi bölgelerinde üzerine düşeni yapmadığı veya yapmadığı gibi, ilçelere üst yerel yönetim otoriterliği de, devreye girmiyor.
Kaçak yapılaşmayla ilgili üst otoriter söylem ve kararlılık var, ama bunu “kamusal” alanların elden çıkıyor olmasında göremiyoruz.
Tekrar vurguluyoruz.
Birkaç metre veya birkaç 10 metreye sahip çıkılamıyorsa…
Bursa da, İstanbul gibi birkaç yılda adeta elden çıkar ve düzensizlikten dönebilmek de iyice zorlaşır, hatta imkansızlaşır.
Öncelikle…
Büyükşehir Belediyesi, alt belediye ayrımı yapmadan her duruma müdahil olan sorumluluğunu yerine getirmelidir.
Osmangazi Belediyesi için kentsel ayıplar…
Özellikle!
Ünlü Cadde, Nalbantoğlu ve BursaRay Osmangazi İstasyonu bölgeleridir.
Büyükşehir Belediyesi için…
Özellikle!
Atatürk Caddesi, Cumhuriyet Meydanı ve Fevzi Çakmak Caddesi, Ulubatlı Hasan Bulvarı’dır.
Yıldırım ilçesindeki Tayyareci Mehmet Ali Caddesi, ulaşımın can damarlarındandır ve en uzun kitlesel güzergahıdır.
İlçe belediyesine sorduk, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olduğunu öğrendik.
Orası da, kentsel ayıptır.
…Ve!
Emniyet Müdürlüğü, oradaki düzensizliği tasfiyenin muhatabı durumundadır.
Karşılıklı çift yönlü caddenin 1’er şeridi, park etmelerin yanı sıra, birer ticarethane alanı ve duyarsızlığın yeri durumuna gelmiştir.
Kanepe, buzdolabı koyanlar. Özel otoparkı ilan edenler…
Bursa’nın yönetiminden, size trajikomik bir kesit aktaralım.
Şehreküstü Meydanı ile Cumhuriyet Caddesi’ni birbirine bağlayan yaya bölgesi de, rezaletin bir adresidir.
Öğreniyoruz ki…
Tarihi bir uyarlama olan yeni “Bosna” çeşmesine kadar Osmangazi Belediyesi’nin, aşağısı da Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisinde bulunuyor.
“Bir elin nesi var, iki elin sesi var” derler, birisi üst otorite konumunda olan iki belediyeli yerde, otorite yok.
Büyükşehir Belediyesi’ne odaklandık.
Görüntü kirliliğiyle ilgili mücadele yürütüldüğünden söz ediliyor.
Kentin estetiğine olumsuz etki nedenleri, özellikle de tabelalarla ilgili temizlik operasyonu duyuruldu.
Aylar önce…
Kamusal alan işgalleriyle ilgili kampanya başlatılmıştı, aradan geçen sürede durum daha vahim boyuta ulaştı.
Tabelalarla mücadele olacaksa…
Büyükşehir Belediyesi, izin verdiği ve kendisi tarafından da kullanılan dev panolar ve kurumsal tabelalarıyla işe başlamalı.
Atatürk Caddesi’nde, Orhangazi Altgeçidi’nin aynı taraflı iki çıkışından her birine 2’şer, diğer meydan tarafındaki iki çıkışa, 1’er logo konuldu.
Oraya, toplam 6 logo tabelasını koyan yeni yerel yönetim anlayışı, böylelikle de “bedensel engelli” vatandaşların tekerlikli sandalyelerine rampa koymayan “yıllar önceki” anlayışı da sahiplenmiş oluyor.
Ahşap tabalarda, ama sırıtan ve kent estetiğiyle örtüşmeyen uygulamayı, diğer alt geçitlerde de görüyoruz. Estetik yapılı sanat galerisine bile, çifte logo tabelası konuldu.
Uzunçarşı ile Cumhuriyet Caddesi’ni bağlayan “Tarih Hanlar” sokağı…
Tuvalet işletmecisi. 9 tane “WC” tabelasını konduruyorsa, Büyükşehir Belediyesi’nin kendi logosunu gözlere sokması da, ısrarla değindiğimiz Bursa’nın durumuna paydaşlık oluşturuyor.
Sözün özüyle…
“Bireysel” duyarlılık sahibi ve “ortak” kentlilik bilincini taşıyan hemşeriler, “kentsel düzensizliğe uymaları ve boyun eğmeleri istenen” durumuna getirildiler.
Bu yazı toplam 266 defa okundu.