Denizlili Boztaş ailesi, ilköğretimden mezun olduktan sonra geçirdiği trafik kazası sonucu sakat kalan,
SİVAS -AA- Denizlili Boztaş ailesi, ilköğretimden mezun olduktan sonra geçirdiği trafik kazası sonucu sakat kalan, ancak pes etmeyerek sınıf öğretmenliği bölümünü kazanan kızları Hatice Boztaş'ı, Sivas'taki üniversite eğitiminde yalnız bırakmadı.
Fethiye'de 6 yıl önce geçirdiği trafik kazasında teyzesi Havva Karakurt'u kaybeden, kendisi de belinin kırılması sonucu yatağa mahkum olan 20 yaşındaki Hatice Boztaş, ilköğretim okulundan mezun olduktan 2 gün sonra geçirdiği trafik kazasının hayatını etkilemesine rağmen eğitimini sürdürme konusunda pes etmedi.
Belinin üç yerinden kırılması ve ayağının tutmamasından dolayı Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yıllarca tedavi gören, doktorların "ayağa kalkması mucize olur" dediği Boztaş, bir yandan yaşama tutunmaya çalışırken, diğer yandan da öğretmenlik idealini gerçekleştirmek için azimle çalıştı.
Liseyi açık öğretimden bitiren Boztaş, LYS'de 396 puan alarak Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünü kazandı.
Öğretmenlik hayali yolunda ilk adımı atan Boztaş'ı, Sivas'taki üniversite eğitimi sırasında emekli babası Veli Boztaş ile annesi Ülkü Boztaş ve kız kardeşi Ebru Boztaş yalnız bırakmadı.
Kızlarının eğitimi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan aile, Denizli'den Sivas'a taşındı. "Walker" denilen destek aletiyle yürüyebilen Hatice Boztaş, eğitimine başlarken, baba Veli Boztaş da her gün kızını otomobiliyle fakü lteye götürüp getiriyor.
Fedakar baba Boztaş, kızına fakülte binasının merdivenlerinden eğitim gördüğü sınıfına kadar omzuyla destek oluyor. Babasının yardımıyla okula gidip gelen Hatice Boztaş, hayali olan sınıf öğretmenliği bölümünü kazandığı için mutlu olduğunu sö yledi.
Geçirdiği kazanın ardından pes etmediğini ve eğitimini sürd ürdüğünü anlatan Boztaş, "2004 yılında trafik kazası geçirdim, Kazada belim kırıldığı için ayaklarıma vurdu. Kazayı ilköğretim diplomamı aldıktan sonra geçirdim, eğitimime 2 yıl ara verdim. 2006 yılında açık öğretim lisesine başvurdum, o ara hem eğitimimi, hem tedavimi birlikte yürüttüm, 2010 yılında ise liseden mezun oldum" dedi.
Açık öğretim lisesi son sınıfta üniversite sınavına hazırlandığını, Şubat ayından Haziran'a kadar dershaneye gittiğini, çok az bir dershane desteğiyle Lisans Yerleştirme Sınavı'na (LYS) girdiğini ifade eden Boztaş, sınavdan 396 puan alarak sınıf öğretmenliği bölümünü kazandığını söyledi.
En büyük hayalinin, idealinin öğretmen olmak olduğunu anlatan Boztaş, öğretmenlik mesleğini severek, büyük bir mutlulukla yapacağını kaydetti.
Ailesinin kendisine büyük destek olduğunu belirten Boztaş, "Yıllardır olduğu gibi birçok fedakarlık yaptılar benim için. Yine bir fedakarlık yaptılar ve Denizli'den buraya taşındık" dedi.
Kazanın ardından doktorların ilk başta ayağa kalkması konusunda pek ümidinin olmadığını ifade eden Boztaş, Ankara'ya gidip geldiğini, özel cihaz desteğiyle, suda eğitimle bu ümitsizliği yendiğini belirterek, "Oturamaz dediler, benzeri şeyler söylediler benim için. Oturdum, ayağa da kalktım, adım atmaya da başladım, şimdi de okumaya başladım" diye konuştu.
Fakülte binasının eski yapı olduğunu, bu nedenle binada asansör olmadığını anlatan Boztaş, "Dekanımız ve Rektörümüz sağ olsunlar benim buraya geleceğimi duyar duymaz asansör konusunda hemen bir projelendirme yapmışlar, en kısa zamanda asansör yapılacak. Bu problemimiz de ortadan kalktıktan sonra üniversiteme çok rahat bir şekilde gidip geleceğim" ifadelerini kullandı.
Şu anda dekanlık girişindeki merdivenleri kullanan Hatice Boztaş için en kısa sürede binaya asansör yapılacağı belirtildi.
Baba Veli Boztaş ise kızının çok başarılı bir öğrenci olduğunu, ilköğretimde karnelerinin "pekiyi" ile dolduğunu söyledi.
Kızının kazanın ardından yılmadan eğitimine devam ettiğ ini belirten baba Boztaş, "Okuyacağım dedi, biz de buralara kadar getirdik. Evi de taşıdık, memleketi tamamen bırakıp geldik. Buna da mecburuz. Onunla beraber biz de okuyacağız" dedi.
http://www.netgazete.com
Bu yazı toplam 176 defa okundu.