24 Mayıs 2012 Perşembe Saat 20:42
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hem Kendilerinin, Hem de Hemcinslerinin Kaderini Değiştirdi
11 Haziran 2011 Cumartesi Saat 23:18
İzmir'in Karabağlar İlçesi'ne bağlı bir dağ köyü olan Kavacık'ta yaşayan biri engelli iki kadın hem kendilerinin, hem de hemcinslerinin kaderini değiştirdi.

Üç çocuk annesi Tülay Dündar ile koltuk değneklerine mahkum Meryem Düzgünkaya, Kavacık'ı ve kadınlarını kalkındırmak için harekete geçti. Aradıkları ilgi ve sevgiyi Olgunlaşma Enstitüsü'nde bulan kadınlar, haftada bir gün enstitüde el sanatları eğitimi alırken, "Bu da bizim bir nevi milli mücadelemiz, kazanacağız" dedi.

İzmir 100'üncü Yıl Olgunlaşma Enstitüsü, cuma günleri Kavacık Köyü'nün 18 kadınına ev sahipliği yapıyor. Başında yazması, ayağında şalvarıyla Enstitü'de tığ işi çantalar, şapkalar, boncuklardan takılar yapan kadınlar, öğle tatilinde Alsancak'ta dolaşıyor, kafelerde çaylarını yudumluyor. Öğleden sonra tekrar eğitime girip, akşam Karabağlar Belediyesi'nin sağladığı araçla köylerine dönüyorlar.

İzmir 100'üncü Yıl Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Hatice Çakır Topkaya, Tülay Dündar ile Meryem Düzgünkaya'nın kendilerini bulup takdir edilecek bir mücadeleye giriştiklerini belirterek, şunları söyledi:

"Bu iki cesur kadın köyde kabuğunu kırmış, doğal lider olmuşlar. Bize geldiler, 'Köyümüz çok güzel, merkeze hem yakın hem uzak. Dağ köyü olduğu için sapa kalıyor. Üzümü meşhur. Kadınlarımızı becerikli, ellerinden her iş geliyor, yemekler, tatlılar, börekler, dikiş, nakış herşey var ama kalkındırabilmek için eğitime, yol gösterene ihtiyacımız var' dediler. Biz de bir kardeşlik projesi planlıyorduk. Aradığımız kardeş ayağımıza gelmişti. Önce öğretmenlerimizle birlikte Kavacık'a gittik. Onları tanıdık, şartlarını gördük. Köyde güzel bir kanyon var, yerli yabancı turist çekmek istiyorlar. Pekmezle yapılan tatlıları, zeytinyağlı sarma, acılı gözleme, keçi sütünden sütlaç, çeşit çeşit taze sebzeler, üzüm sunabilecekleri önemli lezzetler. Tığ işi, oya yapmayan yok. Bir de çok temizler. Onlara destek olma sözü verdik ve çalışmalara başladık. Onları tanımak için önce toplam 12 hafta sürecek el sanatları kursuna aldık. Burada yeni teknikleri öğreniyorlar, çeşitli ürünler ortaya koyuyorlar. Bu ürünlerini ve özel tatlarını kermeslerde satıyorlar, para kazanıyorlar. Onlara gıda hazırlanırken nelere dikkat etmeleri gerektiği, nasıl saklayıp paketleyecekleri, nasıl satışa sunacakları konusunda da eğitim veriyoruz. Bunun dışında Kavacıklı, 18 kadın her cuma köylerinden çıkıp Alsancak'a geliyor, gününü dolu dolu geçirip dönüyor. Sosyalleşmeleri açısından da çok önemli adım. Aralarında genç kızlar da var. Gelecek yıl enstitümüzde tam öğrenci olacaklar. Onları ürettiklerini satabilir duruma getirmek istiyoruz. Şimdiden Eylül'de yapılacak Üzüm Festivali için hazırlanıyorlar. "

KÖYÜN İLK ÜNİVERSİTE BİTİREN KIZI

Öte yandan köyde ilk üniversite bitiren kız çocuğu annesi olduğunu gururla anlatan, "Çamaşır bulaşık arasında bile kitap okurum" diyen Tülay Dündar ile 3. 5 yaşındaki geçirdiği çocuk felci yüzünden koltuk değneklerine mahkum yaşayan, 'tekerlekli sandalyeli ressam' Meryem Düzgünkaya, Kavacık kadınlarına yeni ufuklar açmanın keyfini yaşıyorlar. Dündar, "Olgunlaşma Enstitüsü'ne başvurduğumuzda bu kadar güzel insanlarla karşılaşacağımıza inanmıyorduk. Bize inanılmaz destek veriyorlar. Köyde bu işi başlattığımızda yadırgayıp, tenkit edenler oldu. Şimdi ise aramıza katılmak istiyorlar. Bu bizim bir nevi milli mücadelemiz. Kavacık Köyü kadınları bundan sonra üreten ve ürettiğini satıp kazanan kadınlar olacak. Evden, tarladan kalan zamanlarımızı üretimle doldurmak ve kazanmak istiyoruz" dedi.

KÖYDE ÇOCUKLARA RESİM YAPMAYI ÖĞRETİYOR

15 yaşından beri köyün evlenen tüm kızlarının gelinliklerini, çeyizlerini diken Meryem Düzgünkaya, köyün 'Ressam teyzesi" olmuş. Kavacık'a gelen bir ressamdan çok şey öğrendiğini belirten Düzgünkaya, "Ben ilkokulda güzel resim yapardım, öğretmenim inanamazdı. 5 yıl önce köyümüze bir ressam geldi, o günden beri yeniden resim yapıyorum. Köyde 15 öğrencim var, onları bu sanatla tanıştırdım, bildiklerimi onlara öğretiyorum. Resim en büyük hobimdi, şimdi bu projemizle köyden de çıkabildim. ve artık kendimi tam hissediyorum. Olgunlaşma'da resim çalışması yapmak benim için büyük mutluluk" diye konuştu.

Bu yazı toplam 85 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Ayşegül DOMANİÇ YELÇE
Tam bir yıl oldu O’nu kaybedeli…
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı