12 Şubat 2012 Pazar Saat 09:22
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hürmüz ve 7 Kocası
23 Kasım 2009 Pazartesi Saat 01:01
İstanbul Taşkasap'ta yaşayan Hürmüz, değişik mesleklerden altı kişiyle hiçbir yasal bağı olmadan evlenmiştir.

Her kocasını haftanın bir günü ağırlamaktadır. En sonunda gönlü, berber eşinin dükkânında gördüğü doktora kayar... Yedi koca yan yana oturdu Hürmüz’ü çekiştirdi; Hürmüz’ü oynayan Nurgül Yeşilçay ‘Erkeklerle takışmanın âlemi yok,’ tüyosunu verdi ve ‘Kadınlar bu filmden rahatlamış halde çıkacak,’ dedi, erkek oyuncular ise kadın-erkek ilişkilerine gönderme yaptı...
- Hangi kocaları oynuyorsunuz, rollerinizi anlatır mısınız?
- Erkan Can:
Ben Hızır Reis'im. Bir Karadeniz insanı nasıl olursa öyleyim: tezcanlı, hareketli, yerinde duramayan, hemen düşünüp karar veren, hızlı bir Laz. Ejder-i Derya adında bir yelkenlisi olan, sefer olduğu zamanlar İstanbul'a gelen ve Hürmüz'e uğrayan, bir gece mi iki gece mi artık, ne kadar kalacağı belli olmayan kaptan kocayı oynuyorum. Fakat asla Hürmüz'le kalamıyorum. Hürmüz çok akıllı, yedi kocayı idare ediyor ve bir şekilde bunları ayarlıyor. Bunu neden yaptığını da filmin içinde görüyoruz zaten...
- Cem Karakaya: Ben ikinci koca Bekçi Memo'yum.
- Sarp Apak: Ben rakam vermek istemiyorum kaçıncı koca olduğum hususunda (gülüyor) ama adım Fişek Ömer; cuma günleri benim, onu biliyorum sadece!
- Öner Erkan: Trakyalı Hallaç Rüstem.
- Cengiz Küçükayvaz: Özürlü bir karakterdeyim ben, kekeme Berber Hasan.
- Memet Ali Alabora: Ben Tabip Hüsrev'i oynuyorum, yedinci koca. Son koca olacağımı ümit ediyorum. (gülüyor)
- Ezel Akay: Ben Redif Çavuşu Ali. Fizan'da savaştayım, hiç gelemiyorum.

- Nasıl oynuyorsunuz filmde?
- Ezel Akay:
Gelemeyen kocayı oynuyorum!

- Filmde hiç görünmüyor musunuz?
- Ezel Akay:
Görünüyorum, devamlı mektup yazıyorum!

- Yedi Kocalı Hürmüz 46 yıllık geçmişe sahip. Kadın-erkek ilişkilerinde hiçbir şey değişmedi mi bu kadar yıl süresince, neden bu oyun tekrar önümüzde?
- Erkan Can:
Evet, belki de öyle denebilir. Çok iyi bir tiyatro eseri ayrıca, matematiği çok iyi uyarlanmış. Bizim kuşak zaten oyunu çok iyi biliyor, yeni kuşağa, gençlere Yedi Kocalı Hürmüz'ü başka bir versiyonla hatırlatmak da güzel.

- Erkekleri parmağında oynatan bir kadın Hürmüz. Bu kadar kadın hâkimiyetinde bir filmde oynamak sizde negatif bir durum yaratmadı mı peki?
- Erkan Can:
Kesinlikle hayır! Kadınlar ve erkekler birbirlerinden farklı düşünürler, ikisinin birbirini anlayamadığı yerleri de Adem'le Havva'dan bu yana çözememişiz. Onun için bu oyun da sonsuza kadar tazeliğini koruyacak demektir. (gülüyor)
- Memet Ali Alabora: Belki metin kadınların tarafında, evet başrolde kadın var ama böyle adlandırılması doğru olmayabilir. Ezel Akay bizi ilk çağırdığı ve filmini ilk anlatmaya başladığı andan itibaren başka bir alt metnin vurgusunu yapmaya çalıştı hep...

- Neydi o?
- Memet Ali Alabora:
Gürsel Korat'ın Ezel Akay'la tekrardan yazdığı metin, başka bir şey ortaya koydu bence. Evet, bu bir kadın filmi ama bu kadın dünyasının içinde 'bu hikâye ne kadar gerçek olabilir, gerçek olursa nasıl bir gerçek içinde olabilir,' gibi bir şeylerin cevabını arıyor aslında.
- Cem Karakaya: Bu bir kadın filmi, doğru, ama bir erkek filmi de aynı zamanda.

- Bunu ilk kez siz söylüyorsunuz...
- Cem Karakaya:
Bence öyle. Çünkü sonuçta yedi tane koca var ve bu yedi koca tek bir kadınla ilgileniyor. Bu kadın bunları parmağında oynatıyor. Hürmüz'ün doğru erkeği bulamamasından kaynaklanıyor sorun, sonunda yedincide buluyor...
- Erkan Can: Yedincide doğru erkeği buluyor ama her şey tamam mı? Acaba bulabiliyor mu?

- Eyvah! O zaman Yedi Kocalı Hürmüz 2 geliyor!
- Sarp Apak:
Erkan Abi'nin dediği gibi biz o yedi kocalı dönemi görüyoruz, izliyoruz, Hürmüz çok istediği birisiyle beraber oluyor ama içgüdülerini durdurabiliyor mu, bilmiyoruz. O yüzden bu bir kadın filmi ama Hürmüz özel bir kadın bence...
- Öner Erkan:
Ezel Hoca'nın bize anlattıklarından yola çıkarak söylemem gerekirse... (Ezel Akay'dan bir 'aferin' sesi) Erkek egemen bir toplumda, kadının eline geçen gücü nasıl kullandığını izliyoruz. Doğruluğu yanlışlığı tartışılabilir.

- Galiba dediğinize göre yönetmene soralım: Kafa karıştırmak için mi yapıldı bu film? - Ezel Akay:
Arkadaşlarım çok entelektüel değerlendirmeler yaptılar (kahkahalar) oysa ben gülelim oynayalım diye çektim filmi. Aslında fragmanda şöyle bir cümle var: Muradına erememiş dertli kadınların, kuş muhabbetine düşkün erkeklerin filmi! Aslı budur, böyle ikili bir durum var bana göre. Kadın dünyasının azıcık gizlerinin açıldığı, bizim onların dillerini gördüğümüz bir komedisi var. Bunun karşısında da ne yapacağını bilemeyen kocaların komedisi.
Röportaj ŞİRİN SEVER
Bu yazı toplam 465 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı