Türkiye Kas Hastalıkları Derneği, yaklaşık 100 000 kas hastasının toplumla entegrasyonunu sağlamak, daha kaliteli yaşam sürmelerinin koşullarını yaratmak için destek sunan bir sivil toplum örgütü.
Belediyenin dernek binasını boşaltma kararına karşı bugün eylem var.
Pek çok gelişmiş batı ülkesinde kamu hizmeti sunan sivil toplum örgütleri
toplumun desteğini alırken, bir yandan da aynı alanda hizmet sunan, resmi ve
yerel kamusal yapılanmalarla işbirliği yaparlar. Bizde de eskiden böyleydi. Daha
doğrusu şimdi de böyle.
Ama bir farkla: Bu sivil örgütler ya "resmi kurumların yöneticileri" ya da
"onlarca kabul gören ve düşünce olarak benzer insanlar" tarafından kurulması
gerekiyor.
Eğer böyle değilse, o zaman yalnız "işbirliği ve hizmetin sürdürülmesine
destek" söz konusu olmuyor, ama aynı zamanda da bir "engelleme", hatta "ortadan
kaldırma tutumu" gündeme getiriliyor.
Önce cüzzam, şimdi kas hastaları
Bunun son örneklerinden birisini Prof. Dr. Türkân Saylan'ın öncülüğünde
başarıya ulaşmış bir çalışmada gözlemlemiştik. İstanbul Lepra Hastanesi
kapatılarak, yakınındaki bir genel sağlık kurumuna bağlı bir kliniğe
dönüştürüldü.
Şimdi de Dr. Saylan'ın yakın çalışma arkadaşı ve çeşitli çalışmaları birlikte
yaptığı Prof. Dr. Coşkun Özdemir'in kurduğu, genellikle tedavisi olmayan, uzun
ve ağır seyirli kas hastalıklarına yakalanmış, hastalara hizmet veren "Türkiye
Kas hastalıkları Derneği"nin belediyenin tahsis ettiği bir arsa üzerinde kendi
kaynaklarıyla yaptığı binasından atılmak isteniyor.
Dernek çevrelerince söz konusu işlemin altındaki imzanın İstanbul Büyükşehir
Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş'a ait olduğu ifade ediliyor. Dernek üyesi ve
hizmet alanların söylediğine göre derneğin yönetiminde "politik olarak muhalif
ve karşı tarafta olan" bir kişinin bulunması bu tutumun en önemli gerekçesi.
KASDER'in çalışmaları
Dr. Özdemir, tıp alanında çok önemli hizmetler vermiş, çok sayıda hekim
yetiştirmiş çoğu kendi çalışma alanıyla ilgili olmak üzere Cumhuriyet
gazetesinde düzenli olarak köşe yazıları yazan, emekli bir öğretim üyesi.
Yazılarında genel olarak hükümetin başta sağlık alanındaki uygulamaları olmak
üzere yaptıklarına karşı çıkan Dr. Özdemir söz konusu derneği 1978 yılında
kurmuş ve bu güne kadar da başkanlığını sürdürüyor.
Kısa adı KASDER olan Türkiye Kas Hastalıkları Derneği, ülkemizdeki yaklaşık
100.000 kas hastasının; toplumla entegrasyonunu sağlamak, daha kaliteli yaşam
sürmelerinin koşullarını yaratmak, hastalarımıza ve topluma rehber olmak, çözüm
önerileri geliştirerek uygulanmasını sağlamak ve bazı konularda da hastalara
doğrudan hizmet ve destek sunan bir sivil toplum örgütü.
Derneğin üyeleri, çoğunlukla kas hastaları ve yakınlarından oluşuyor. Bu
hastaların yakalandıkları "kas-sinir" hastalıkların çoğu kalıtımsal olup, bir
kısmı erken yaştayken ileri derecede sakatlıklara neden olabiliyor. Dolayısıyla
hastaların bazıları ağır hastalık koşullarına sahipler ve evde özel bakıma
gereksinim duyuyorlar. Bu nedenle hastaların çoğu yaşamlarını tekerlekli
sandalyede sürdürüyorlar. Dernek bünyesinde kurduğu mesleki ve fiziki
rehabilitasyon merkezleriyle engel ayırımı yapmadan hizmet vermeyi
sürdürüyor.
KASDER, aynı zamanda 08 Haziran 1992 tarih ve 92/3137 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı gereği "Kamu Yararına Çalışan Dernek Statüsü"ne sahip bir dernek
durumunda.
Eylemlilik süreci ve program
Derneğin kendi binasından çıkartılması gündeme geldiğinde dernek yönetimi
tarafından yapılan açıklamada; "Demokrasi söylemlerinin çok yoğun olduğu şu
günlerde sivil toplum kuruluşlarının olmadık bahanelerle yok edilmek
istenmesini anlamakta zorlanıyor ve bizlere yönelik bu yaklaşımları planlı,
acımasız ve tehlikeli bulduğumuzu siz değerli sivil toplum kuruluşları
yetkilileri ile paylaşmak istiyoruz" denilerek, İBB'nin bu uygulamasına karşı
konuyla ilgili kurum kuruluşların "ortak bir karşı duruş sergilemesi,
tepki göstermesi ve birlikte kol kola, omuz omuza bir mücadele vermesi"
talebinde bulunulmuştu.
İBB'nin 2 Mart'a kadar gün vermesi ve bu güne kadar derneğin boşaltılmaması
halinde "zor kullanılacağı"nın belirtilmesi üzerine, konuyla ilgili olarak bir
araya gelen çeşitli kuruluşlar "bundan sonra sürekli ve eylem pozisyonuna
girilmesi. Yapılacak eylemliliğin Sağlığıma Engel Olma Platformu'nun bir
etkinliği/gündemi olarak sunulması"na karar vererek bir direniş ve eylem takvimi
duyurdular.
Buna göre 26 Şubat Cuma günü saat 11.00 'de İBB önünde geniş katılımlı bir
basın açıklaması yapılacak, 28 Mart Pazar Bakırköy'de çoğu tekerlekli
sandalyeyle hareket etmek zorunda olan kas hastalarının da yer aldığı, geniş
katılımlı bir halk eylemliliği sergilenecek.
İBB kararının uygulanacağı 2 Mart gününün arifesinde yani 1 Mart gününden
başlayarak dernek binasında sürekli olarak "nöbet" tutulacak. Söz konusu nöbette
çeşitli engelli gruplarıyla dernek üyesi ve dernekten hizmet alan hastalarla
yakınlarının yer alması bekleniyor. Gerek olması halinde KASDER'in Bakırköy
Belediyesinden ses sistemi, gıda ve çadır desteği alması öngörülüyor.
Dernek yöneticileri ve Sağlığıma Engel Olma Platformu söz konusu süreçte
kamuya açık destek ve katılım çağrısında bulundu.(MS/EÜ)
* Derneğin sitesi: http://www.kashastaliklari.org.tr
Kaynak.bianet.org
Bu yazı toplam 88 defa okundu.