12 Şubat 2012 Pazar Saat 18:20
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kazada felç oldu yılmadı hayatı 12’den vurdu
21 Şubat 2010 Pazar Saat 12:12
Yaşamı çocukluğunda geçirdiği trafik kazasıyla alt üst oldu ama yılmadı kaderini okçulukla değiştirdi.

Dünya şampiyonu olan milli okçu Gizem Girişmen, sporun Oscar’ı kabul edilen Laureus Spor Akademisi tarafından yılın engelli sporcusu adayı ilan edildi. İşte onun hikayesi.

Gizem Girişmen, 2008’de düzenlenen Paralimpik Oyunları’nda okçuluk dalında altın madalya kazanarak Türkiye’nin gülen yüzü oldu. Yetmedi, 2009 yılında Bedensel Engelliler Yedinci Dünya Okçuluk Şampiyonası’nda bayanlarda dünya şampiyonu oldu. Hem ülkesi hem de kendisi için bir masalı gerçeğe çeviren 29 yaşındaki milli sporcu, bedensel engeline rağmen hayata küsmemiş; aksine sporla dört koldan sımsıkı tutunmuş. Dünya şampiyonu olup altın madalya kazansa da “Bu bana yeter” deyip köşesine çekilmeyen milli okçu Girişmen, merkezi İngiltere’de bulunan, ödülleri ‘Spor Oscarları’ olarak nitelendirilen Laureus Dünya Spor Akademisi tarafından ‘Yılın Engelli Sporcusu’ adayı oldu, mart ayında Abu Dabi’de yapılacak olan ödül törenine davet edildi.

BALERİN OLMAK İSTİYORDU

Sporculuk kariyeri başarılarla dolu olan Girişmen’in hayatı, aslında ilkokulu bitirdiği yıl geçirdiği bir trafik kazası değişmiş. Kaza sonucu omurilik felci olan ve vücudunun üçte ikisini kullanamayan Girişmen ameliyatlar, rehabilitasyon derken oldukça zorlu bir süreç geçirmiş: “Kazadan sonra tekerlekli sandalye kullanmaya başladım. 2004’te Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nden şeref derecesiyle mezun oldum. Kazadan psikolojik anlamda olumsuz etkilenmedim. Yaşamda herkes bir şeylerle sınırlanıyor ve ben de böyle engellendim. Kazadan önce buz pateni ve kayak yapıyordum. Küçükken ise balerin olmak istiyordum.”

Kazanın ardından “Hayatı kendime ve sevdiklerime zehir ederek yaşamanın anlamı yok” deyip yüzmeye başlayan ancak eğitiminin ağır olmasından dolayı yüzmeyi bırakan Girişmen okçulukla tanışma hikayesini ise şöyle anlatıyor: “Yüzme antrenörüm beni, okçuluk antrenörü olan bir arkadaşıyla tanıştırdı. O da beni antrenmanlara davet etti. İzlemeye gittiğimde ok attım ve çok hoşuma gitti. Yani okçuluğa başlamam biraz tesadüf oldu. Okçulukta çok küçük kural farklarıyla engelli sporcular engelli olmayan sporcularla beraber aynı atmosferi paylaşabiliyor, aynı çizgide atış yaparak dayanışma ve rekabet içinde olabiliyor.”

GARAJDA ANTRENMAN YAPTI

Kısa sürede milli takıma giren ve 2007 yılından itibaren olimpiyatı hedefleyen Girişmen 18 metre mesafede teknik çalışmayı tercih etmiş ve okçuluk tesisleri yeterli olmadığı için bu çalışmalarını da yaşadığı apartmanın garajında gerçekleştirmiş. Girişmen, olimpiyatlara ilişkin bir bir anısını şöyle anlatıyor: “Olimpiyatlara gitmeden önce Bodrum’dan bir komşumuz yeni doğmuş torununun göbek bağını ‘Büyüyünce sporcu olsun, Olimpiyat köyünde kalsın, başarılı olsun’ diye Pekin’e Olimpiyat köyüne gömmem için verdi. Ama biri beni görecek, ben de o zaman ne diyeceğim, nasıl anlatacağım diyerek göbek bağını nasıl gömeceğimi bilemedim.” 2006’da Avrupa Okçuluk Şampiyonası’nda Avrupa üçüncüsü ve 2007 Dünya sıralamasında birinci olan Girişmen yarışmalarda mutlaka nazar boncuğu takıyor ve uğur bileziklerini yanından ayırmıyor.

Federer ve Bolt ile aynı törende olmak gurur verici

Sporun Oscarları olarak bilinen Laureus Dünya Spor Ödülleri’ne aday gösterildiğinde kendisiyle gurur duyan ve Roger Federer, Usain Bolt gibi branşında dünyayı etkilemiş en iyi sporcularla aynı ödül töreninde olacağı için çok mutlu olan Girişmen duygularını şöyle anlatıyor: “Yılın en iyi engelli sporcusu seçilebilirim ya da seçilmeyebilirim. Kimi zaman bir sözünüz, bir davranışınız aldığınız altın madalyadan çok daha fazla etki bırakır. Şartlar eşit bence. Sportif başarının yanında toplumda nasıl bir farkındalık yarattığınızın da önemli olduğu bir organizasyon. Zaten ben de bu farkındalığı yaratmak için uğraşıyorum. Bu durum bana ayrı bir sorumluluk katıyor ama önemli olan Türk spor tarihinde bir ilki gerçekleştirerek ödüle aday gösterilmek.”

Türkiye’de okçuluğu yaygınlaştırmak, engelli ve engelli olmayan yeni sporcuların yetişmesine katkı sağlamayı hedefleyen Girişmen ayrıca kazadan üç yıl sonra kaybettiği babasının adına her yıl tekrarlanan uluslararası bir okçuluk yarışması düzenlemeyi de hayal ediyor.

ASLI DAĞARCIKOĞLU

aslid@stargazete.com

Bu yazı toplam 121 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı