Yaşamı çocukluğunda geçirdiği trafik kazasıyla alt üst oldu ama yılmadı kaderini okçulukla değiştirdi.
Dünya şampiyonu olan milli okçu Gizem Girişmen, sporun Oscar’ı kabul edilen
Laureus Spor Akademisi tarafından yılın engelli sporcusu adayı ilan edildi. İşte
onun hikayesi.
Gizem Girişmen, 2008’de düzenlenen Paralimpik Oyunları’nda okçuluk dalında
altın madalya kazanarak Türkiye’nin gülen yüzü oldu. Yetmedi, 2009 yılında
Bedensel Engelliler Yedinci Dünya Okçuluk Şampiyonası’nda bayanlarda dünya
şampiyonu oldu. Hem ülkesi hem de kendisi için bir masalı gerçeğe çeviren 29
yaşındaki milli sporcu, bedensel engeline rağmen hayata küsmemiş; aksine sporla
dört koldan sımsıkı tutunmuş. Dünya şampiyonu olup altın madalya kazansa da “Bu
bana yeter” deyip köşesine çekilmeyen milli okçu Girişmen, merkezi İngiltere’de
bulunan, ödülleri ‘Spor Oscarları’ olarak nitelendirilen Laureus Dünya Spor
Akademisi tarafından ‘Yılın Engelli Sporcusu’ adayı oldu, mart ayında Abu
Dabi’de yapılacak olan ödül törenine davet edildi.
BALERİN OLMAK İSTİYORDU
Sporculuk kariyeri başarılarla dolu olan Girişmen’in hayatı, aslında ilkokulu
bitirdiği yıl geçirdiği bir trafik kazası değişmiş. Kaza sonucu omurilik felci
olan ve vücudunun üçte ikisini kullanamayan Girişmen ameliyatlar, rehabilitasyon
derken oldukça zorlu bir süreç geçirmiş: “Kazadan sonra tekerlekli sandalye
kullanmaya başladım. 2004’te Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nden şeref
derecesiyle mezun oldum. Kazadan psikolojik anlamda olumsuz etkilenmedim.
Yaşamda herkes bir şeylerle sınırlanıyor ve ben de böyle engellendim. Kazadan
önce buz pateni ve kayak yapıyordum. Küçükken ise balerin olmak istiyordum.”
Kazanın ardından “Hayatı kendime ve sevdiklerime zehir ederek yaşamanın
anlamı yok” deyip yüzmeye başlayan ancak eğitiminin ağır olmasından dolayı
yüzmeyi bırakan Girişmen okçulukla tanışma hikayesini ise şöyle anlatıyor:
“Yüzme antrenörüm beni, okçuluk antrenörü olan bir arkadaşıyla tanıştırdı. O da
beni antrenmanlara davet etti. İzlemeye gittiğimde ok attım ve çok hoşuma gitti.
Yani okçuluğa başlamam biraz tesadüf oldu. Okçulukta çok küçük kural farklarıyla
engelli sporcular engelli olmayan sporcularla beraber aynı atmosferi
paylaşabiliyor, aynı çizgide atış yaparak dayanışma ve rekabet içinde
olabiliyor.”
GARAJDA ANTRENMAN YAPTI
Kısa sürede milli takıma giren ve 2007 yılından itibaren olimpiyatı
hedefleyen Girişmen 18 metre mesafede teknik çalışmayı tercih etmiş ve okçuluk
tesisleri yeterli olmadığı için bu çalışmalarını da yaşadığı apartmanın
garajında gerçekleştirmiş. Girişmen, olimpiyatlara ilişkin bir bir anısını şöyle
anlatıyor: “Olimpiyatlara gitmeden önce Bodrum’dan bir komşumuz yeni doğmuş
torununun göbek bağını ‘Büyüyünce sporcu olsun, Olimpiyat köyünde kalsın,
başarılı olsun’ diye Pekin’e Olimpiyat köyüne gömmem için verdi. Ama biri beni
görecek, ben de o zaman ne diyeceğim, nasıl anlatacağım diyerek göbek bağını
nasıl gömeceğimi bilemedim.” 2006’da Avrupa Okçuluk Şampiyonası’nda Avrupa
üçüncüsü ve 2007 Dünya sıralamasında birinci olan Girişmen yarışmalarda mutlaka
nazar boncuğu takıyor ve uğur bileziklerini yanından ayırmıyor.
Federer ve Bolt ile aynı törende olmak gurur verici
Sporun Oscarları olarak bilinen Laureus Dünya Spor Ödülleri’ne aday
gösterildiğinde kendisiyle gurur duyan ve Roger Federer, Usain Bolt gibi
branşında dünyayı etkilemiş en iyi sporcularla aynı ödül töreninde olacağı için
çok mutlu olan Girişmen duygularını şöyle anlatıyor: “Yılın en iyi engelli
sporcusu seçilebilirim ya da seçilmeyebilirim. Kimi zaman bir sözünüz, bir
davranışınız aldığınız altın madalyadan çok daha fazla etki bırakır. Şartlar
eşit bence. Sportif başarının yanında toplumda nasıl bir farkındalık
yarattığınızın da önemli olduğu bir organizasyon. Zaten ben de bu farkındalığı
yaratmak için uğraşıyorum. Bu durum bana ayrı bir sorumluluk katıyor ama önemli
olan Türk spor tarihinde bir ilki gerçekleştirerek ödüle aday gösterilmek.”
Türkiye’de okçuluğu yaygınlaştırmak, engelli ve engelli olmayan yeni
sporcuların yetişmesine katkı sağlamayı hedefleyen Girişmen ayrıca kazadan üç
yıl sonra kaybettiği babasının adına her yıl tekrarlanan uluslararası bir
okçuluk yarışması düzenlemeyi de hayal ediyor.
ASLI DAĞARCIKOĞLU
aslid@stargazete.com
Bu yazı toplam 121 defa okundu.