25 Mayıs 2012 Cuma Saat 03:52
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Konuşma bozukluğunda zaman kaybedilmemeli
22 Mart 2011 Salı Saat 22:47
Felç geçiren hastaların yüzde 40’ında konuşma bozukluğu geliştiğini söyleyen konuşma terapisti Aslı Altınsoy, ‘Erken tedavi çok önemli” diyor.

ROMATEM Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Samsun Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Aslı Altınsoy, konuşma bozukluğunun nörolojik hastalıklara bağlı olarak sonradan geliştiği gibi, çocuklarda doğuştan gelen gelişim sorunuyla veya ani kekemelikle de ortaya çıkabileceğini söylüyor. Altınsoy, “Kendini konuşarak ifade edememe, hayat kalitesini düşürdüğü gibi psikolojik hastalıklara da zemin hazırlıyor. Tedaviye başlanmaması halinde gelişimini tamamlamış hastalarda bu durum, sinirsel hastalıklara yol açarken, çocuklarda ise arkadaşları tarafından dışlanmışlık ve engelli olma hissi uyandırarak kişilik bozukluklarına yol açabiliyor” diye konuşuyor. Aslı Altınsoy, konuşma bozukluklarında erken tedavinin önemine de dikkat çekerek, “Nörolojik nedenli dil ve konuşma bozuklukları yani afazi, önceden konuşması normal olan kişilerde geçirilmiş beyin hasarına bağlı olarak ortaya çıkan edinilmiş bir dil bozukluğudur” diyor.

Hafıza ve karar vermede sorun

Altınsoy şöyle devam ediyor: “Beyindeki konuşma merkezlerinde meydana gelen hasar sonucunda konuşma, konuşulanı anlama, adlandırma, tekrarlama, okuma veya yazma gibi becerileri  kaybolur. Nörolojik nedenli felç geçiren hastaların yüzde 40’ında konuşma bozukluğu meydana gelir. Konuşma bozukluğu, beyin damar hastalıkları, beyin kanamaları, beyin tümörleri, kafa travması vb. nedenlerle oluşur. Bu duruma bellek ve dikkat bozuklukları da eşlik edebilir. Afazi sonrası kişinin planlama, basit etkinlikleri yerine getirme, problem çözme ve karar verme becerileri de etkilenebilir. Bundan konuşma, adlandırma, tekrarlama, okuma ve yazma gibi beceriler de etkilenir.

Üç yaşında cümle kuramıyorsa dikkat

ASLI ALTINSOY, eğer 3 yaşında bir çocuk halen konuşmuyorsa uzman dil ve konuşma terapisti ile görüşülmesinin gerekliliğini vurguluyor. Ağız boşluğunda yer alan yumuşak damak, küçük dil, dil, dişler, dudaklar, çene konuşma seslerinin şekillenmesini sağlayarak artikülasyonu oluşturmada görev alıyor. Artikülasyon sorunları ise çocuğun belirli sesleri üretmekte güçlük çekmesi veya sesleri yanlış üretmesinden kaynaklanıyor. Artikülasyon bozukluğunda birey konuştuğu dile ait bazı sesleri uygun şekilde sesletemiyor; bu da konuşmanın başkaları tarafından anlaşılmasını etkiliyor. Tedavide uygun terapi programını geliştiriyor. Kekemelik hakkında da bilgi veren Altınsoy, sözlerini şöyle noktalıyor: Kekemelik konuşmanın akışını bozan, iletişimi etkileyen bir problem. Tedavide amaç kekemeliği kontrol altına alarak akıcı konuşmayı sağlamaktır.     Tedavi uzman dil ve konuşma terapisi tarafından yürütülmelidir.

Bu yazı toplam 177 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Ayşegül DOMANİÇ YELÇE
Tam bir yıl oldu O’nu kaybedeli…
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı