MEMLEKETİMİN DELİLERİ
Malum;1 mayıs hakkında ustat Ateş bey gerekeni yazmış..Bir şeyler eklemek bana düşmez diye farklı bir konuya dikkat çekmek istedim..
Benim de içinde bulunduğum bir gerçekliğe daha doğrusu etkinliğe bir hafta gibi bir süre kaldı sanırım..ENGELLİLER HAFTASI..
Allah benim aileme de Engel Tanımayan bir Engelli nasip etti..Küçük kızım ALEYNA ŞEKER Prematüre doğdu ve Bedensel Engelli olarak dünyaya geldi.
Toplumumuzun Engelli vatandaşlarımıza nasıl baktığını çocukken pek iyi izlenimlerle gözlemlediğimi hatırlayamıyorum.
Maalesef bazı durumlar bunu mantıklı bir yazıya dökmemi engelliyor.-MAALESEF demek durumundayım çünkü;
E-MAİL kutuma gelen yüzlerce mesajdan okurlarımızın ve insanlarımızın çocukluk anılarımızın yazıya dökülmesini istediklerini,memmuniyetlerini
Ve belki teşekkürlerini,takdirlerini hakettiğimi zannetmiyorum.Hepimizin belki farklı zamanlarda farklı konumlarda yaşamış olduğu çocukluğumuzu
Dile getirmeye çalıştım sadece..Ama gördüğüm etkiler ve tepkiler hakkım olmadığı halde beni yüreklerdirmeye yetti bile.Tüm herkese çok çok teşekkür ederim..
Mümkün olduğunda beraberce o günlere geri döneceğiz elbette zaman zaman.Ama bazende günümüzde süregelen yaşantımızın bize getirdiklerini de paylaşmak
Niyetindeyim müsaadeniz olursa..
En son ki yazımızda 9-10 yaşlarında Esnafın Emaneti Boyacı bir çocuk olarak kalmıştık.Kışın ayazında ayağında bir kaç numara
Büyük Kara Lastiklerle Ayakkabı boyayan Kara önlüklü bir çocuktu bıraktığımızda..Şimdi dilerseniz yine o çocuğun ''çocuk'' gözüyle memleketimizde o dönemlerde
Olup bitenlere bir bakalım.
Boyacı Laz Dayı dan bahsetmiştik ya hani..Turistik kahvesinin önünde ayyakkabı boyayan..Belki de dışarıdan gelen birinin Davut abinin lokantasında yemekyedikten
Sonra uğradığı ikinci mekanın sahibi..Aslında bana tuhaf gelen Ayakkabı boyamakla evinin nasıl geçindiğini anlayamamaktı.Öyle ya bir sürü çocuk vardı boyacılık
yapan ama hiç birimizin kazancı onun kadar olmazdı belki de..Ben 25 kuruşa boyarsam Ayakkabıyı,Laz Dayı 1 lira ya boyardı cafcaflı sandığıyla..
Yanına yaklaştırmazdı bizi..
Ender Ağbi;Ekmek kavgası dedikleri buydu demekki..! Daha o yaşta tutuşmuş olduk bu kavgaya belli ki..
Ekmeği için rakip çocukları yanından kovmak delilik se tamam..Deliydi..Bizde dövmezmiydik Barış la kaymakamlığa giren veletleri.?
ERDAL' ı da bilirsiniz..Taş mahallesinin hem gülü hem dikeni..Evleri bizim okulun hemen bitişiğindeydi..Ne zaman '' GOÇ EMMİ '' den kurabiye alacak param olsa
Teneffüslerde,mutlaka oradaysa beni bulurdu paylaşırdık yarım kurabiyeyi..Annesinin ona bağırmaları kulağımıza gelirdi de dersteyken..İçimiz cızz ederdi..
Bir insan nasıl olupta her şeye her şekilde gülerdi ki..? Hep mutlu yüzüydü memleketimin..''polyanna'' nın öyküsünün zamanımızda gerceğe dönüşmüş haliydi..
Neydi ki o yetim kızın felsefesi ? En ufak şeylerden bile mutlu olabilmekti yanılmıyorsam..Mutluluk oyunu adıyla..
Halbuki Erdalı mutlu etmek çok kolaydı bizlere göre..İRFAN' ın kendi dükkanlarından getirdiği Keçi Boynuzu yetiyor da artıyordu bile..
Hep merak etmişimdir Okul müdürümüz ALİ AYDIN vefat ettiğinde en az bizim kadar ağlamıştı.Niye sini bilemem.Ama öğretmendi-öğretendi.
Bizler bunu fark edecek kadar duyarlı değildik ama Erdal bir öğretmeni kaybetmenin acısını daha iyi biliyordu belkide kimbilir..?
Geçenlerde Facebook ta gurup açmışlar adına..Elinde Bira şişesiyle resimde koymuşlar profiline..Oysa ERDAL bir bardak taze badem'e mutlu olurdu acaba niye..?
Oysa ''ONUN'' DOWN SENDROMU vardı sadece..Bizimkiler işin kolayını bulup yaftayı yapıştırmışlar '' DELİ '' diye bir kere..
Bir de '' PEPE'' yi hatırlıyorum..Annemin halamlara kaçtığımda beni ona vermekle tehdit ettiği,cinsiyetini bile belki kimsenin bilmediği ''kişi'' yi..
Tüm çocuklar korkardı ondan ama bize vızz gelirdi..Zararını gören varsa beri gelsin bana da desin..Şimdi duyunca kızacaklar belki ama uzun sopasını kullanıpta
az dutlarını çarpmadık RIFAT ağbilerin KESİĞİN MEHMET'in.. _Kaç oğlum İMDAT kaç.Vallaha makbul abla geliy..!
Az aşağılara inince garibim ''YILMAZ'' bir eli ceketinin cebinde diğeri pantolunun içinde belinde urgan kemeri , sekiz köşe kasket ser' inde karşılar bizi..
Önce YILMAZ DÖNMEZ desem bilmeyenler rahmetlik ZİYA DÖNMEZ'in akrabası sanır..Bilinen adıyla ''DELİ YILMAZ'' desem tüm ŞEBİNKARAHİSAR tanır..
Niye ''deli'' ki..? Sadece dilsiz-lal halbuki..Laz dayı gibi..Zamanın imkansızlıklarının insanlara verdiği değere bakın..Dilsiz diye DELİ..Dertsiz diye VELİ..
ine de kim ASIM le karşılaşmadan memleketime AYAK BASTI ki..? Pazarlıksız,durdasız _AGA ON LİRA..! gözüne kestirdiğinden değil tabiki..
Rahmetlik Hacı eminin fiftilediğinden giderdi insanların yanına TAMZARALI DELİ ASIM..Tek hıncı tek rakip bildiği BALCANALI MEHMET garibine idi..
Kimi öldü..Kimisi hala var..Bu aralar KINIKLI ENVER Nam salmış memleketime..Kavaklarlı (yanlış hatırlıyor olabilirim)''KAVLAĞIN'' Yokluğunda..
Mazmanın SADETTİN Eminin kızı CEMİLE de hatırımda hala..Öyle ki; kısa saçlarının perçemini işaret parmağıyla kıvırmakla geçerdi tüm vakti mecali..
Birde olduğu yerde zıplamakla...
Evet..! Memleketimin ''DELİ'' diye yakıştırmalar yaptığı insanları yazdım güya bu kez..Çocuk gözümle..
Geçenlerde Kızım ALEYNA ŞEKER ' in ( Şimdi 6 yaşında) 23 nisan şenliklerine gitmiştik..Tören çok çok güzel geçti.Engelleri aşmışlardı bile.
En sonunda Yürüme yetisi olmayan Yavrumu Kucağında taşıyarak kürsüye getirdi ÖĞRETMENLERİ..Mikrofunu eline verdiklerinde gözümün içine baktı.
Ağlamayacağıma söz vermiştim halbuki..Yakalandım..
Nasıl bir gurur olduğunu tahmin edersiniz umarım.Şiirini okuduktan sonra bir şeyler daha söyleyeceğini beyan etti önce
Sonra arkadaşlarını yanına davet etti..
DOWN SENDROM LU FATİH'İ, SAĞIR VE DİLSİZ ENES'İ,TEKERLEKLİ SANDALYESİYLE ŞAHADET' İ,ALGILAMA GÜÇLÜĞÜ ÇEKEN AYHAN'ı
Elele tutuştular ilk önce biraz öne geldiler..Mümkün olduğunca Selamlayıp herkesi bütün Öğretmenlerine Teşekkür ettiler.
Bütün yardımları ,Tahammülleri için Teşekkür ettiler..ALEYNA ŞEKER ve ŞEHADET mikrofonla söylerken ENES işaret diliyle anlattı.
AYHAN'la FATİH sevinci ise emin olun Dünyalara bedeldi..
_Demek ki diye düşünmeye başlarsak benim Çocukluğumun DELİ Lakaplı kişleri aslında hiçte bile ''DELİ'' Değillerdi..Haksızmıyım acaba..?
KÜÇÜK KIZIN İSTEĞİ
KÜÇÜK KIZ O KADAR ŞEKER'Dİ Kİ BAKMAYA DOYAMAZSINIZ
DOĞUŞTAN İKİ BACAĞI YOK GİBİ VE DÖRT YAŞINDA OLDUĞU İÇİN
HALA İÇİNDE BULUNDUĞU DURUMU ANLAYAMAZ.SOKAKLARDA
GÖRDÜĞÜ ÇOCUKLARIN İKİ BACAĞIYLA KOŞUP OYNADIKLARINI
GÖRDÜĞÜNDE ANNE VE BABASINA HANGİ SORUYU SORMASI
GEREKTİĞİNİ BİLE BİLEMEZ.BAYRAMLIK KIRMIZI VE PARLAK
AYAKKABISI OLMAMIŞTIR HİÇ.GEREKTE DUYMAMIŞTIR ASLINDA
EMEKLEYİP İLK ADIMLARINI ATTIĞINI DA GÖREN YOKTUR
AMA O KADAR TATLI,GÜZEL VE MASUMDUR Kİ ..
BİR GÜN BABASI İŞE GİDERKEN BALKONDA OTURAN KIZINA SORAR;
''_KIZIM AKŞAMA GELİRKEN NE GETİREYİM ? NE İSTERSİN BENDEN.?
BABASI DAHA DÖRT YAŞINDAKİ GÜZEL KIZININ
ŞEKER,BEBEK VAYAHUTTA ÇİKOLATA..DEMESİNİ BEKLERKEN
O..ÇOK MASUM VE YÜREKTEN ŞUNU İSTER BABASINDAN
''_BABA; AKŞAM GELİRKEN BANA BACAKLARIMI GETİRİRMİSİN..?
Ümit TELLİ-2008
ÜMİT TELLİ
www.sebinmedya.com
yazarı
Bu yazı toplam 277 defa okundu.