Yaşamın ilk iki yılı, büyümenin ve gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir ve bu dönemdeki sağlıklı beslenmenin tüm yaşam üzerine etkisi vardır.
Çocukluk çağında sağlıklı beslenme, çocuğun erişkin yaşta genetik
potansiyeline uygun bir vücut yapısına erişebilmesi ve sağlıklı bir erişkin
olabilmesi için de gereklidir. Yaşamın ilk iki yılı, büyümenin ve
gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir ve bu dönemdeki sağlıklı beslenmenin tüm
yaşam üzerine etkisi vardır.
Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Dicle
İnanç, bebeklerin beslenme düzeninde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi
verdi.
Obezite, Kanser ve Damar Sertliğine Karşı Anne Sütü
Dünya Sağlık Örgütü [DSÖ], anne sütü ile beslenmenin 2 yaşına kadar
sürdürülmesini önermektedir. İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde
başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın görülme sıklığı
azalmakta, beyin gelişimi daha iyi olmaktadır.Yine anne sütü ile
beslenen çocuklarda ileri yaşlarda allerji, obezite, tip 1 diyabet, kanser,
ateroskleroz [damar sertliği] gibi hastalıklara daha az
rastlanmaktadır.
Beden Kitle Endeksi 95’in Üzerindeyse,
Obez
Obezite [şişmanlık] enerji alımının, enerji
harcamasını aştığı durumlarda ortaya çıkan aşırı ve orantısız yağ
depolanmasıdır. Obez çocukların büyük bir bölümünde altta yatan önemli bir neden
bulunmaz, bunlar “basit veya eksojen obezite” olarak adlandırılır.
Hormonal, genetik veya diğer nedenlerden dolayı ortaya çıkan obeziteye ise
“sekonder ikincil obezite veya endojen obezite” denir. Yaşla değişebilmekle
birlikte normal kişilerde vücut ağırlığının 1\4 -1\ 6 arasında değişen bir oranı
yağ dokusudur. Yağ dokusu ilk 2 yaşta fazladır, bu dönemden sonra
giderek azalır ve 7-8 yaşlarından sonra tekrar artmaya başlar ve çocuk ergenlik
dönemine girmeye hazır hale gelir. Çocuklarda obezitenin değerlendirilmesinde
boya göre ağırlık ve vücut yağ kitlesini yansıtan ölçümler kullanılır. Buna göre
tanımlama yapılacak olursa obezite; çocuğun ağırlığının boyuna uyan ideal
ağırlıktan %20 fazla olmasıdır. Vücuttaki yağ kitlesini direkt olarak ölçen
yöntemler zor ve pahalı olduğundan, sonuçları direkt yöntemlere paralellik
gösteren “beden kitle indeksi” (BKİ) kullanılır. Bu indeks vücut ağırlığının
boyun metre cinsinden karesine bölünmesi ile elde edilir (ağırlık/boy2).
Çocuklar için yaşa ve cinse göre geliştirilmiş BKİ persentil eğrileri vardır. Bu
eğrilere göre değerlendirildiğinde BKİ›95 olan çocuklar obez olarak kabul
edilirler.
Obezite, Yaşam Süresini Kısaltan Etkenlerdendir.
Şişmanlık ile hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet gibi birçok
hastalık arasında her yaş grubunda sıkı bir ilişki olduğu, şişman kişilerde
yaşam süresinin kısaldığı, ayrıca erişkin şişmanların büyük çoğunluğunda bu
durumun başlangıcının çocukluk yaşlarına uzandığı iyi bilinmektedir. Bu nedenle
çocukluk yaşlarındaki şişmanlık günümüzde önemli bir toplum sağlığı sorunudur.
Toplum sağlığının geleceği yönünden büyük risk taşıyan bu durum
nedeniyle rutin sağlık kontrollerinde çocukların vücut ağırlığı ve ağırlıktaki
artış çocuk doktorları tarafından dikkatle izlenmeli ve gerekli önlemler
alınmalı, aileler bu konuda mutlaka uyarılmalıdır.
Obezitede Rolü Olan Faktörler
1-Genetik Faktörler; bazı çocuklar ailesel olarak obeziteye daha yatkındır.
2-Çevresel Faktörler: aktivite azlığı, ailenin gelir durumu,
hareket azlığı, TV seyretme
3-Beslenme Bozukluğu, fazla kalori alınması
4-Psikolojik Faktörler; aile içi ve arkadaş çevresindeki olumsuzluklar
Anne Babanın Kilosu da Önemli
Obezite tanısında çocuğun boya göre tartısı kadar vücut yağı oranı, çocuğun
boyu ve anne-babasının tartısı da önemlidir.
Obez Çocuklar Ergenliğe Daha Erken Giriyor
Obez çocuklar genellikle ergenliğe daha erken girerler, yaşıtlarına göre uzun
boylu olsalar bile, epifiz kıkırdakları daha erken kapanarak biraz daha kısa
boylu olabilirler. Özellikle obez kızlarda insülin direnci gelişerek yumurtalık
kistleri gelişebilir ve ileride adet düzensizlikleri ve aşırı tüylenme
görülebilir. Karaciğerde yağlanma ve safra taşı oluşumu daha sıkdır. Obez
çocuklarda boyun ve göğüs bölgesindeki aşırı yağ birikimi solunum yollarına
baskı yapar ve uykuda soluk alıp verme bozulabilir, obstruktif uyku apne
sendromu gelişir ve uykusuz kalan çocukların okul başarısı düşer.
Yaşa Uygun Diyet ve Aktivite Programı
Tedavide yaşa uygun kalorili ve diyetisyen
kontrolünde bir diyet ve aktivitenin arttırılması esastır. Bu dönemde ayrıca
büyüme ve gelişmelerinin düzenli olarak izlenmesi de önemlidir. Aktivite
arttırılması için öncelikle televizyon ve bilgisayar başında geçirilen saatlerin
azaltılması gereklidir. Bu sürenin günde toplam 1,5 – 2 saati geçmemesi
uygundur. Çocukların doğal aktivitelerini yapabilecekleri ortamların
hazırlanması çok önemlidir. Obezite nedeniyle kendisiyle ya da çevresiyle sorun
yaşayan obez çocuğun yemek ve aktivite alışkanlıklarında önemli değişiklikler
yapması kolay olmayabilir. Bunun için aile ve yakın çevre desteğine ihtiyaç
vardır.
OBEZİTEYİ ÖNLEMEYE YÖNELİK YAŞAM
TARZI ÖNERİLERİ
• Yaşamın ilk 6 ayında bebekler yalnız anne
sütü ile beslenmeli
• Bebek doyduktan sonra mamayı bitirmek için
zorlanmamalı
• Çocukluk çağında yüksek kalorili gıdalardan kaçınılmalı
•
Şekerli ve gazlı içecekler yerine su, ayran, süt tercih edilmeli
• Çocuklara sebze yemekleri, baklagiller ve salata yeme alışkanlığı
kazandırılmalı
• Düzenli öğünler halinde yemek yeme alışkanlığı edinilmeli
(3 ana 3 ara), öğün atlanmamalı (özellikle kahvaltı)
• Yemekler yavaş ve
iyice çiğnenerek yenmeli, gelişigüzel atıştırmalardan kaçınılmalı
• Bol su
içilmeli
• Hazır besinlerden uzak durulmalı
• Çocukların okul
kantinlerinden beslenmesi önlenmeli, mümkünse kantinlerde satılanlar
denetlenmeli
• Asansör yerine merdiven kullanılmalı
• Yakın mesafelere
yürüyerek gitmeli
• Televizyon ve bilgisayar başında geçirilen süre
kısıtlanmalı
• Her fırsatta ve hafta sonları spor yapmalı
• Beden
eğitimi dersleri özendirilmeli ve artırılmalı
• Çocuklar erken yaşlardan
itibaren anne ve babalarının beslenme tarzını taklit ettiğinden, ebeveynler
olarak iyi örnek olunmalı
Kaynak.aktuelpsikoloji.com
Bu yazı toplam 144 defa okundu.