İnsanlığın en önemli icatlarından biri olan yazı sayesinde bilgiler,
hikâyeler, olaylar gibi sözün geçiciliğine bırakılmayıp,
“ölümsüzleştirilmiştir.” Dünya kültür mirasının “baş aktörü” olan yazı, işitme
engellilerin en büyük yardımcısıdır. İşitme engelli, kültürel gelişimini
“görmeye” yani yazıya borçludur.
Kitap, gazete okuyarak, “görsel yoldan” kültürel ihtiyacını giderir. Ancak
sinema, TV ve DVD gibi alanlarda engelle karşılaşır işitme... Konuşmaları
anlamayıp, “altyazı” olmadığı için yararlanamaz. Oysa ki işitme engelliler de
bir “pazardır.” Bir “müşteridir.” Çalışıp para kazanmaktadırlar. Altyazı
olmadığı için Türk filmlerine gitmemekte, Türk dizilerini izlememektedirler.
Neden yerli yapımlardan, kendi kültürlerinden uzak kalsınlar? Neden sinemacı ve
televizyoncu, engelliler sayesinde daha fazla gelir, reklam kazanmasın?
Maliyet düşük, yapım süresi kısa
Sinema
Destekleme Kurulu'nun, 21 Nisan 2009 tarihinde, Ankara'da gerçekleştirilen
toplantısında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın “Türkçe altyazı” seçeneği
kullanılması yönünde aldığı karar, “tavsiye” niteliğinde olduğu için yapımcılar
filmlerine Türkçe altyazı koymamakta, işitme engelliler de izleyememektedir.
Oysa ki altyazı basit bir çalışma olup maliyeti düşük, yapım süresi kısadır!
Filmdeki tüm diyalogların dökümü yapıldıktan sonra, bir görüntü işleme
programında negatif veya pozitife basılarak, “post prodüksiyon” şirketine
referans olması için filmin üzerine yerleştirilir, altyazının negatif “master”a
mı, her bir pozitif kopyaya tek tek mi basılacağı kararı verilir. Dijital
ortamda “spotting/yerleştirme” yapabilen bir yazılımla yapılan bu işin ofis
çalışması maliyeti, yaklaşık 90 dakikalık bir film için 5 bin-7 bin TL
arasındadır.
Bu altyazının pozitif üzerine lazer baskısı ise film başı 70-90 USD arası
değişmekte olup, filmin genel bütçesinde çok küçük bir yer kaplamaktadır!
Ülkemizde bu işi yapan birçok “post prodüksiyon” firması vardır. Bu konuda
altyazılı Türk filmi “Başka Dilde Aşk” ilk olup, engelliler ve engelsizler
tarafından büyük bir ilgi görmüş, takdir toplamıştır. Birçok işitme engelli ve
aileleri filmin yapımcılarını aramış, ilk defa sevdikleri ile birlikte rahatça
altyazılı Türk filmi izlediklerini belirterek teşekkür etmişlerdir.
'Tavsiye' değil, 'şart' olmalı
Türkiye'de
maalesef işitme engelliler için Tükçe altyazı seçeneği olmayıp, bazı TV
kanallarımız yabancı dizileri altyazılı yayınlamaktadır. İngiltere'de ise BBC
kanalı teletext ile altyazı fonksiyonu sunmakta, ABD'de TV'lerin kumandasında
altyazı açma fonksiyonu ile TV programlarının altyazılı izlenebildiği
belirtilmektedir. Yurtdışında “Closed Caption” adlı bir sistem mevcuttur.
Yabancı dillerde altyazı seçenekleri olan Türk filmi DVD'lerinde bile Türkçe
altyazı olmaması düşündürücüdür. Bu konuda örnek bir davranış tiyatrocu Yılmaz
Erdoğan tarafından gerçekleşmiştir; Yılmaz Erdoğan, DVD'lerinde işitme
engelliler için Türkçe altyazı yer almaktadır. DVD'de de altyazı maliyeti düşük
olup yapımcı ile film dağıtımcı arasında yapılacak anlaşma ile Türkçe altyazı
konulabilir. Sinemada ise altyazı maliyetini yapımcı yüklenmektedir. Altyazı,
“tavsiye” değil, “şart” olmalıdır. Altyazı şartının görüntü estetiğini bozup
dikkat dağıttığı gibi eleştiriler ise altyazılı özel seanslar, TV'de belli
saatlerde düzenlenerek aşılabilir.
Facebook'ta grup oluşturuldu
Altyazı işitme engellilerin en önemli ihtiyacı olup,
Facebook'ta bu konuda “DEAF HEDEF 50.000” adlı grup kurulmuş, bu grup binlerce
üyeye ulaşmıştır. Sonuç olarak yapımcıların filmlerinde Türkçe altyazı
seçeneğine önem vermeleri hem kendilerinin hem de engellilerin kazanmasına sebep
olacaktır.
Kaynak.ankarahaber.com
www.divxplanet.com
http://forum.divxplanet.com/index.php?showforum=277