25 Mayıs 2012 Cuma Saat 19:28
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sizin özürlü evladınız var mı?
09 Şubat 2012 Perşembe Saat 03:00
Allah’ım hiç kimseyi evlat acısı ile imtihan etmesin. Çünkü ben evladını kaybetmenin ne olduğunu, eşimin ailesinden dolayı biliyorum ve her gün yaşıyorum.

 Bu yüzden de “Allah evlat acısı vermesin” duası ile ne denmek istendiğini yaşayarak anlıyorum ve kendi payıma her an bundan dersimi çıkartmaya çalışıyorum.

Birde biricik evlatları göz nurları özürlü olanlar var. Ya doğuştan yada sonradan yaşanan talihsiz olaylar nedeni ile evlatları özürlü aileler benim için hep şükür kaynaklarıdır İşte 2 gün önce Perihan isminde bir anne 24 yaşında yüzde 70 zihinsel engelli kızı Rukiye ile odamızdan içeri giriverdi. Yanında da bir bey vardı. Meğer o da Perihan anne gibi yüzde 90 zihinsel engelli raporu olan 19 yaşındaki Şerife’nin babası, dertli babası İzzet Bey imiş.

Bu üç insanın ne yazıktır ki yalan dünyanın acı gerçekleri ile boynu bükük gözleri yaşlı yürekleri dağlanmış şekilde karşımızdaydılar. Bir yandan anne ağlayarak derdini anlatmaya çalışıyor, diğer yandan öfkeli baba iki de bir ayağa fırlayıp “Başbakana gideceğim” diyordu. Bu hengameden korkan 24 yaşında ki Rukiye ise ikide bir annesinin elinden tutup odadan dışarıya çıkmaya çalışıyordu.

Uzun uzadıya yapılan konuşmaların ardından zihinsel özürlü evlatları bulunan bu anne ve babanın meramını anlayabildik.

Tekrar tekrar ifade ediyorum Cenab-ı Allah’ım kimseye evlat acısı vermesin. Bizleri bu tür evlatlarımız ile imtihan etmesin.

Gelelim konumuza.

24 yaşındaki Rukiye Kabadayı yüzde 70 zihinsel engelli raporu olan genç bir kızımız.

19 yaşında Şerife Oğuz ise Yüzde 90 zihinsel engelli raporu bulunan bir başka kızımız.

Bu çocuklar bugüne kadar yaklaşık 2 yıldır Özel Rehabilitasyon Merkezlerinde eğitim görüyorlarmış. Öyle ki elini yüzünü yıkamanın ötesinde hiçbir özel ihtiyacını dahi karşılayamayan Rukiye aldığı özel eğitim ile okuma yazmayabile başlamak üzere imiş. Ama şimdi her gün annesine ben okula gideceğim diye tutturup ağlıyor saçını başını yoluyormuş. Babasının anlattığına göre Şerife’nin durumu da bundan farklı değilmiş.

Bu dertli aileler için sorun şu noktada başlamış.

Aileler çocukları için her yıl Milli Eğitim Müdürlüklerinden rapor alıyorlarmış. Rapor süresi yani rehberlik raporu her yıl yenileniyormuş. Raporların süresi bittiği için bu iki aile Selçuklu Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik ve Araştırma Merkezine gitmişler. Bu gözü yaşlı anne ve babanın anlattığına göre bu rehberlik merkezindeki görevliler “Gerekli incelemesi yapıldı destek eğitimine gerek duyulmamaktır”… diye bir sonuç yazmışlar. Gerekçede de

“Selçuklu Rehberlik Özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından destek eğitimine ihtiyaç duyulmamaktadır” diye resmen yazılmış.

Aileler bu kez Selçuklu Milli Eğitim Müdürlüğüne tekrar çocuklarının incelenmesi için itiraz dilekçesi vermişler.

İşte film de zaten burada kopmuş. Vay siz misiniz bu dilekçeleri veren.

Bunun üzerine Selçuklu Rehberlik Araştırma Merkezi veliyi çağırıyor ve bizim bu çocuğu tekrar incelememiz için siz şimdi gidin 6 ay sonra yeniden bize müracaat edin” diyorlar.

İşte Perihan anne yine başlıyor ağlamaya ve anlatıyor “Vallahi ailecek psikolojimiz bozuldu. Bu kız yemek yemiyor su içmiyor, ben okula gideceğim diyor. Bize eziyet ediyorlar. Sizin gittiğiniz kurum sizin çocuklarınızın üzerinden para kazanıyorlar” diyorlar. Bizim çocuklarımızın eğitim hakkı elinden alınıyor “diyerek gözyaşı döküyor.

Bu arada bazı görevliler ailelere çocuklarınızı halk eğitime verelim demişler. Dertli veliler çıldırıyor da biz biraz daha sakin olamam ve soralım “Allah rızası için Konya’da hangi Halk Eğitim Merkezinde yüzde doksan zihinsel engelli çocuk için kurs var? Yoksa bu çocuklara nakış eğitimi mi vereceksiniz?

Biz bunları dinlerken Konya Milli Eğitim ve Konya polisinin özel rehabilitasyon kurslarına yönelim yakın zamanda yaptığı operasyonları hatırlıyoruz. Bir tanıdık kurumu arıyoruz. Bu kurum yöneticisi de aynı durumdan muzdarip. Mesela o da diyor ki “Biz yasal olmayanların yasal çalışmayanların cezalandırılmasından yanayız. Bizi gelsinler her ay denetlesinler. Ama kurunun yanında yaşıda yakmaya çalışmasınlar. Mesela Konya’da grup dersleri verilmiyor. Diğer illerde ise yine örnek vermek gerekiyorsa Bingöl’de Elazığ’da, İstanbul’da, Adana’da yüzde 80-90 grup dersleri varken bu rakam Konya’da yüzde 12’dir.

Bu ailelerin durumları ile başta Sayın Valimiz Aydın Nezih Doğan Bey ve eşlerinin gayretlerini yakından biliyordum. Ama KTO’da özel eğitime bakan Sayın Doktor Seyit Karaca’nın hassasiyetini yeni öğreniyorum. Eski vekilimiz şimdi ki Bakan yardımcımız Sayın Orhan Erdem’in konunun yakından takipçisi olduğunu da bilgilerimiz arasına kaydediyoruz.

Hele hele şimdi Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğünde

benim aslan gibi hocam Sayın Hakan Sarı var.

Ortada tapu gibi Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 26.05.2011 tarih ve 2053 sayılı eğitsel değerlendirme ve tanılamada dikkat edilecek hususlar konulu yazısında “İtirazlar dikkate alınır” denildiği halde Selçuklu Rehberlik ikinci bir incelemeyle gerek dahi görmüyor.

Vallahi ortada yürekleri yakan tablolar var. Kimse kraldan çok kralcı olmamalı. Özellikle bürokratlar empati yapmalı ve işi sağlam düzgün yasal olan kurumlara anne ve babalara yardımcı olmalılar derim.

Aksi takdirde bu vicdan meselesinin vebalinden kimse kurtulamaz.

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

En üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Araç sürücüleri yayaları çamurla yıkamadığı zaman ADAM oluruz

ugur_ozteke@hotmail.com
Bu yazı toplam 107 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Ayşegül DOMANİÇ YELÇE
Tam bir yıl oldu O’nu kaybedeli…
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı