12 Şubat 2012 Pazar Saat 17:16
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sonderschule eğitim sorununu erteliyor
15 Şubat 2010 Pazartesi Saat 18:04
Essen Üniversitesi'nde düzenlenen panelde göçmen çocuklarının ağırlıklı olarak gönderildiği öğrenme engelliler okulu Sonderschule/Förderschule'ler tartışıldı.

Türk ve Alman eğitim uzmanları, "Öğrenme güçlüğü çeken çocuklar normal koşullarda eğitilmeleri daha verimlidir" dediler.


ALMANYA'nın Essen kentinde düzenlenen toplantıda ağırlıklı olarak Türk çocuklarının gönderildiği, öğrenme sorunu yaşayanlara yönelik "Sonderschule/Förderschule" isimli okullar masaya yatırıldı.


Türkiye ve Almanya'dan gelen özel eğitim uzmanları, düzenlenen panel ve sunumlarda bu tür özel eğitim okullarının sorunları gidermek yerine daha da karmaşık hale getirdiğini söylediler. Hürriyet'in de desteğiyle gerçekleşen toplantıya çok sayıda veli ve öğretmen ile eğitim fakültesi öğrencisi katıldı.


Bilinmeyen acı gerçek Duisburg Essen Üniversitesi'nde Dil Eğitimini Desteklemek için İnisiyatif ve Türkçe Almanca yayınlanan Die Gaste'nin ortaklaşa düzenlediği "Sonderschule/Förderschule Sorunu ve Göçmen Toplumu" konulu panelin açılış konuşmasını yapan Duisburg Essen Üniversitesi Türkistik Profesörü Emel Huber, Almanya'daki Türk toplumu tarafından Sonderschulelerin yeteri kadar bilinmediğini belirterek, “Eskiden 'Sonder' kelimesinin Türkçe karşığılından dolayı bu okulları bizdeki özel okullarla karıştırıp, 'Benim çocuğum özel okula gidiyor' diye sevinen Türk veliler vardı” diye konuştu.


Türkiye Araştırmalar Merkezi (TAM) Vakfı Genel Müdürü Dr. Andreas Goldberg, Sonderschulelerin yıllardır bir sorun olmaktan öteye geçmediğini belirterek, bu konuda ilk araştırmayı TAM Vakfı olarak 1980'li yılların ortasında yaptıklarını söyledi. Dr. Goldberg, “O tarihten bu yana Sonderschulelere giden Türk çocuklarının sayısı belki azaldı, ama sorun hala mevcut” diye konuştu.


Eğitim sistemi yetersizEssen'de Türkçe öğretmenliği okuyan öğrenciler tarafından iki dilde yayınlanan Die Gaste adlı bültenin genel yayın yönetmeni Zeynel Korkmaz, Sonderschule sorunun bir an önce çözülmesi için eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğine işaret ederek, bu tür okulların çocukların sosyal ortama uyum sorunu yaşamalarına yol açtığını ifade etti. Öğretmenlerden daha sorumlu davranmalarını isteyen Korkmaz, “Öğrenme güçlüğü çeken çocukları başka okullara göndermek sorunu çözmez, sadece havale eder. Bu tür okulların yapıları yeniden gözden geçirilmeli ve göçmen çocuklarının bu okullardan nasıl etkilendikleri açıklığa kavuşturulmalıdır” dedi.


Ayrımcılık sistemden kaynaklanıyor


Alman eğitim sisteminin topyekün yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret eden Bremen Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Wolfgang Jantzen, “Mevcut eğitim sistemi öğrenciler arasında ayrımcılık yapılmasına olanak sağlıyor” diye konuştu. Almanya'daki eğitim sisteminin özellikle göçmen, özürlü ve öğrenme engelli ile sosyal seviyesi düşük ailelerden gelen çocukların öğrenme haklarını kısıtladığı ve eğitimde fırsat eşitliği ilkesini zedelediğini ifade eden Jantzen, bu konudaki sorunlara değinerek, çözüm önerilerini sıraladı.


Sonderschuleler amaca hizmet etmiyor


Gazi Üniversitesi Zihinsel Engelliler Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özyürek, Sonderschule/Förderschule olarak bilinen okullara daha fazla göçmen çocuklarının yerleştirildiği yönündeki açıklamalara katıldığını belirterek, şunları söyledi:


“Bu çocuklar daha iyi eğitim görsünler, daha iyi öğrensinler diye bu okullara gönderiliyor. Ama bu okullar amaca hizmet etmiyor. Özel eğitim, çocukları belli okullara yerleştirmek demek değildir. Bu çocuklar için program yapmak demektir. Eskiden öğrenme sorunu çeken çocuklar başka okullara yerleştirilirlerdi. Ama artık programlarda değişiklik yaparak akranlarıyla birlikte aynı koşullarda öğrenmeleri esas alınıyor. Ayırmadan, karşılıklı etkileşimle eğitim veriliyor. Bu çocukları bu tür okullara göndermek ve oralarda toplamak yerine özel programlarla akranlarıyla birlikte öğrenmeleri sağlanmalıdır. Benzer sorunu olan çocukların aynı ortamda toplanmaları sorunu çözmez.”


Testler göçmenlere göre hazırlanmadıGöçmen çocuklarının ağırlıklı olarak Sonderschulelere gönderilmelerinin nedenleri üzerine de konuşan Prof. Özyürek, “Sonderschule/Förderschule'ye gönderilen Türk çocukları testlerde başarısız oluyor. Çünkü çoğunluk grubuna göre hazırlanan bu testler göçmenlerin kültürel özelliklerini dikkate almıyor. Teste giren göçmen çocukları bu sisteme göre sorunlu çıkabiliyorlar” dedi.


Erken teşhis çok önemliÖzel eğitimin önemine de vurgu yapan Prof. Özyürek, sorunun aşılması için şu önerilerde bulundu:
“Göçmen çocukları riskli olarak görülüyor. Bu nedenle çok erken dönemlerde destek eğitimi imkanı sunulmalı. Akranları gibi öğrenir duruma gelene dek bu tür bir destek eğitimi verilmeledir. Göçmen çocuklarının tarama sistemiyle öğrenme sorunu yaşayıp yaşamadıkları önceden belirlenmelidir. Okula gitmeden önce özel eğitim desteğiyle akranlarına eşit düzeye getirilebilir. Velileri bu konuda bilinçlendirmek gerekiyor.”


Gelişmeleri aktardılarToplantıda Berlin Alice Salomon Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ali Uçar, sorunu göçmen öğrenci psikolojisi açısından değerlendirdi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Berrin Baydık da, özel eğitim konusundaki gelişmeleri aktararak, konunun daha iyi kavranmasına yönelik açıklamalarda bulundu.


Hayatımız karardıŞu anda 20 yaşındaki oğlunun ilkokula başladığı sırada bazı cilt sorunları bulunduğunu, bu yüzden de konsantrasyon eksikliği yaşadığını belirten öğrenci velisi Gülderen Güngör (44), “Bize farklı şeyler anlatarak çocuğumuzu Sonderschuleye aldılar. Burada daha iyi eğitim vereceklerini ve çocuğumuzun geleceği açısından bu okulun daha iyi olacağını söylediler. Şu anda oğlum 20 yaşında. Elinde Sonderschule diplomasından başka bir şey yok. Ne bir işi, ne mesleği, ne de geleceğinden umudu var. Ortada kaldı. Ailece büyük bir çıkmazın içindeyiz” diyerek göz yaşlarına boğuldu.


Türk aileler dirensinÇocuğu Sonderschule'ye gönderilmek istenen öğrenci velisi Michael Baumeister de, bu konuda verdiği bürokratik mücadeleyi anlatarak, “Çocuğum özürlü olmasına rağmen, bu okula göndermemek için büyük uğraş verdim. Sonunda başardım. Şu anda oğlum normal yaşıtlarıyla aynı okulda ve sınıfta. Onlarla birlikte öğreniyor. Türk velilere de çağrım, kolay pes etmesinler. En iyi öğrenme ortamı normal çocuklarla birlikte sağlanıyor. Sorunlu olan çocukları bir yerde toplayarak meseleyi çözemiyorsunuz” dedi.

Tuncay YILDIRIM


Kaynak: hurriyet.de
Bu yazı toplam 507 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Sahinde Ilyasoglu
förderschule ve benzeri okullar
sanirim hic bir aile istekli cocugunu bu tür okullara göndermek istemez ama mecbur tutuyorlar. bende oglumu 2 sene mecbur gönderdim ve simdi normal okulda ama bazi kuruluslar buna kindeswohlgefärdung deyib cocugunun velayetini almaya kalkisiyorlar. okul konusunda türklerin egitim haklarini konloslugun savunmasi veya yönlendirmesi gerektigini düsünüyorum. cok ailelerle jugendamt ve benzeri kurumlardan korktuklari (cocugun haklarini kayib etme) icin pes ediyorlar. zeka ÖLCÜLMEMELI,zeka EGITILMELI.
21 Şubat 2010 Pazar Saat 03:38
Sahinde Ilyasoglu
förderschule ve benzeri okullar
malesef almanyanin aci gercegi,cogu türk cocuklari förderschuleye veya geistig behindert okluna aileler istemeselerde zorunlu gönderiliyor ve benim oglumda 2 sene zihinsel özürlü olmadigi halde geistigbehinderten okuluna gönderdim mecburiyetten. 2 sene defalarca schulamti mahkemeye verdim, son mahkemiyede kayib etseydim türkiyeye dönüs yapacakdim ve acil gecici mahkeme karari ile normal okula (integrative neubeschulung) gecis karari cikti, simdide okul degisikligine kindeswohlgefärdung diyorlar
21 Şubat 2010 Pazar Saat 03:15
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı