25 Mayıs 2012 Cuma Saat 19:47
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sorunlar artarak devam ediyor
18 Eylül 2011 Pazar Saat 09:51
Eğitim Sen Alanya Temsilcisi Ali Koca 2011-2012 eğitim öğretim yılında sorunların artak devam ettiğini söyledi.

Koca yayınladığı basın bülteninde şunları söyledi. 2011-2012 eğitim öğretim yılı öncesinde, daha önceki dönemlerde olduğu gibi, eğitimin çözüm bekleyen en temel sorunlarını çözme noktasında yeterince adım atılmamış, var olan sorunlar artarak devam etmiştir. Kamusal eğitimin zayıflatılması, eğitimin tamamen paralı hale getirilmek istenmesi, cinsiyet, etnik kimlik ve mezhep ayrımcılığına ilişkin uygulamalar sürmektedir. 2010–2011 eğitim-öğretim yılı itibariyle il ve ilçe Milli Eğitim müdürlükleri tarafından öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına 77 bin 601 ücretli öğretmen görevlendirilmesi yapılmıştır. Milli Eğitim Bakanı’nın yaptığı açıklamaya göre resmi olarak 146 bin 194 öğretmen açığı bulunmaktadır. Türkiye’deki okulların üçte ikisinde ikili eğitim yapılmaktadır. Birleştirilmiş sınıflarda eğitim ve taşımalı eğitim sürmektedir.

KALABALIK SINIFLAR
Kalabalık sınıflarda eğitim hem öğretmenler hem de öğrenciler açısından önemli bir sorun olmayı sürdürmektedir. Okulların fiziki yapı ve donanım açısından yaşadığı eksiklikler sağlıklı bir eğitim hizmetinin verilmesini güçleştirmektedir. Türkiye’de 9 milyonun üzerinde engelli vardır. Türkiye nüfusunun yaklaşık % 12’sini oluşturan engellilerin eğitim hakkından yeterince faydalanabildiklerini söylemek mümkün değildir. Sayıları 1 milyonu bulan 4-18 yaş arasındaki engelli çocukların ancak 30 bin kadarı eğitim hakkından yararlanabilmektedir.

ÖĞRETMEN AÇIKLARI
Öğretmen açıkları giderilmemiş, sayıları 400 bini bulan işsiz öğretmenlerin atamaları yapılmadığı gibi, mevcut öğretmen açıkları, sayılarının yüz bini aştığını tahmin ettiğimiz ücretli ve vekil öğretmenler aracılığıyla kapatılmaya çalışılmaktadır. Öğretmenlerin yarısını kadınlar oluşturmasına karşın okul yöneticilerinin büyük bölümü erkeklerden oluşmaktadır. Öğrencilerimizi kelimenin tam anlamıyla test makinesi haline getiren SBS, YGS, LYS, KPSS vb gibi sınavlar, eğitim sistemimizin omurgası haline gelmiştir. İlköğretimden ortaöğretime geçiş sınavları üç kez değişikliğe uğramıştır. 6., 7. ve 8. sınıflara uygulanmaya başlanan SBS, daha sonra kademeli olarak sadece 8. sınıflara uygulanır hale getirilmiş, üniversiteye giriş sınavları da neredeyse her yıl değiştirilmiştir. 2011’de bütçeden eğitime ayrılan payın %72’sini personel harcamaları, %11’ini sosyal güvenlik devlet giderleri oluşturmaktadır.

EĞİTİM FİNANSMANI
Geçtiğimiz yıllar içinde eğitimin finansmanı büyük ölçüde öğrencilerin, dolayısıyla öğrenci velilerinin omuzlarına yıkılmıştır. Geçtiğimiz yıl halkın cebinden yaptığı eğitim harcamalarının 15 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam 2011 MEB bütçesinin yaklaşık yarısı kadardır. Eğitimi kamusal hak olmaktan çıkarma ve paralı hale getirme girişimleri bütün hızıyla sürmektedir. 2011 yılı itibariyle Türkiye’de 1.054 özel anaokulu, 898 özel ilköğretim okulu, 798 özel lise bulunmaktadır. AKP hükümeti döneminde dershanelerin sayısı iki kat artarken, teşviklerin de etkisiyle özel okullara giden öğrencilerin sayısı 2002 yılında 223 bin iken 2011’de 498 bine yükselmiştir.

DERS KİTAPLARI
Ders kitapları cinsiyet ayrımcı unsurlar barındırmaya devam etmektedir. Sendikamızın ilk ve ortaöğretim ders kitapları üzerinde yeni bir inceleme başlatmıştır. Çalışma tamamlandığında sonuçları kamuoyu ve basın ile paylaşılacaktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Danıştay’ın kararlarına rağmen zorunlu din dersi uygulaması ile ilgili herhangi bir somut adım atılmamıştır. Bireylerin kendi anadillerinde eğitim görme hakkı önündeki engeller sürmekte, eğitim biliminin temel ilkesini oluşturan anadilinde eğitim talep eden kesimler önce polis şiddetiyle karşı karşıya kalmakta sonrasında yargı kıskacına alınmaktadır.
Yıllardır uygulanan TKY uygulamalarına paralel olarak geliştirilen İlköğretim Kurumları Standartları (İKS) ve TEFBİS gibi uygulamalarla eğitim bir taraftan “piyasa ilişkileri” içine çekilirken, diğer taraftan eğitim emekçileri angarya işlerde çalıştırılmaya ve görevleri olmayan işleri yapmaya zorlanmaktadır.

EĞİTİM DESTEK PERSONELİ
Eğitime destek personeli açıkları (hizmetli-memur) ve mevcut hizmetli, memur, teknik personel, ÖSYM ve Yurt Kur personelinin yaşadıkları sorunlarla ilgili somut bir adım atılmış değildir. Eğitimde eşitsizlik ve adaletsizliğin en önemli göstergelerinden olan bölgeler ve iller arası gelir dağılımındaki eşitsizlik devam etmektedir. Ekonomik imkânların kısıtlılığı, çocuk ve gençlerimizin okula devamını engelleyen en önemli faktör olmayı sürdürmektedir.

SENDİKAL ÖRGÜTLENME
Sendikal örgütlenme önündeki yasal ve fiili engeller kaldırılmamış ILO sözleşmelerine aykırı bir şekilde grevli-toplu sözleşmeli sendika hakkı yönünde herhangi bir somut adım atılmamıştır. Eğitim Sen üyelerine yönelik ayrımcı uygulamalar, soruşturma ve sürgünler hız kesmeden sürmektedir. Son olarak Tunceli, Ş.Urfa, Diyarbakır, Van ve Bodrum’da Eğitim Sen üyelerine yönelik olarak soruşturma ve sürgünler yaşanmıştır. MEB bürokratları ve okul idarecileri tarafından açıkça hükümete yakın sendikaya yönelik ciddi bir destek sağlanmaktadır. Eğitim alanında hükümete yakın sendikanın 2002 yılında 18 bin üyesi bulunuyorken, AKP döneminde üye sayısı katlanarak artmış ve bugün 195 bin üyeye ulaşmıştır.

SERBEST PİYASACI
Eğitim sisteminde yaşanan ve burada ancak bir bölümüne değindiğimiz sorunlar, yıllardır ısrarla sürdürülen serbest piyasacı, diğer kamu hizmetleri gibi eğitimi ticarileştirmeyi ve özelleştirmeyi hedefleyen bilinçli politikaların bir birikimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim yatırımlarına, ders kitaplarının hazırlanmasından eğitim yöneticilerinin belirlenmesine sınıf mevcutlarından eğitimin bilimsel, demokratik, laik yönünün geliştirilmesine derslik, okul, öğretmen açıklarından eğitimin genel bütçe içindeki payına kadar, eğitimin hemen her alt konusunda köklü bir değişime gereksinim vardır. Bu değişiklikler yapılmadan atılacak her adım, eğitimin sorunlarını yarına havale etmekten öteye gitmeyecektir.

Bu yazı toplam 190 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Ayşegül DOMANİÇ YELÇE
Tam bir yıl oldu O’nu kaybedeli…
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı