25 Mayıs 2012 Cuma Saat 15:12
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tıbbın 'Hiperaktif çocuğu'
30 Ocak 2011 Pazar Saat 11:47
E.Ü. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı. Akademisyenler Orkestrası AKOR'un solisti, master atletlerde Türkiye şampiyonlukları var.

Hastanede yaptırdığınız barınakta onlarca hayvana bakıyor, yetiştirdiği üzümlerden şarap yapıyor

Ege Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Berrin Durmaz'la ilk karşılaşmamda; düzgün fiziği, beline kadar uzanan kızıl saçları ve samimi tavırları ile açıkçası kendisini sanatçı sanmıştım! Bu hoş hanımın bir profesör olduğunu öğrendiğimde ise çok şaşırmıştım. Kendisini tanıdıkça hayranlığım daha da arttı.. Bu arada; Prof. Durmaz'ın E.Ü. Engelli Çocuklar Rehabilitasyon ve Eğitim Merkezi'nin de müdürü olduğunu öğrendim. Yeni Asır'ın sponsoru olduğu, tüm gelirinin bu merkeze aktarılacağı 'Özgen Akçagül ve Blu Note Orkestrası'nın 01- Şubat 2011 akşamı gerçekleştireceği konsere hazırlanın..


E.Ü Engelli Çocuklar Rehabilitasyon ve Eğitim Merkezi'nin başındasınız. Okulu bize tanıtır mısınız?
Araştırma ve Uygulama Merkezi rektörlüğe bağlı bir merkez. Oluşturulmasında rotaryen dostlarımızın çok büyük katkısı var. Bu onların projesiydi aslında. Rotary derneklerinin ve rektörlüğün ortak bir protokolüyle merkez oluştu. Hastane ana binasıyla fizik tedavi binasının arasında çamlık bir alanda yaklaşık 40 dönümlük bir arazinin 10 dönümü bu iş için tahsis edildi. Bir ormanın içersinde yaklaşık 1300 metrekare kapalı alanı olan düz ayak, son derece bu işe uygun bir mekan. İçinin donanımını biraz farklı yaptık. Üniversitenin bir çok imkanını kullanıyoruz. Ama farklı bir konseptimiz var. Örneğin; bowlingimiz, mini golfümüz var. Burada amaç; hem renkleri, hem sayıları öğretiyoruz. Yani burada akademik olan ve akademik olmayan becerilerinin eğitiminde oyunu da kullanıyoruz. Aynı amaca hizmet eden dev bir satrancımız da var. Gene farklı bir yönümüz; bahçemizde evcil hayvan bakım evimiz var.

 
Okulda çocuklarla birebir ilgilenen ablalar var değilmi?..
Eğitimimizde ki en önemli özellik; çocuklarımıza bire bir eğitim vermek. Bu konuda birçok kaynağı kullanıyoruz. Üniversitemizin kendi bünyesinde olan çocuk gelişimi programı var; oranın öğretim elemanlarından sağ olsun Ebru Hanım ve okulun Müdürü Prof. Ağah Çertuğ bize destek veriyor. Onun dışında Beden Eğitimi Spor Okulu'ndan, konservatuardan, psikiyatri bölümünden, eğitim fakültesinin psikolojik danışmanlık bölümünden yardım alıyoruz.


Bu arkadaşlar gönüllü mü çalışıyorlar?
Şu ana kadar saydıklarım gönüllü. Onun dışında kadrolu bir psikoloğumuz, iki fizyoterapistimiz çalışıyor. Ayrıca Bornova Halk Eğitim Müdürü Ali Yoksul'a teşekkür etmek isterim. Bize bir beden eğitimi, bir resim öğretmeni görevlendirmesi yapıldı. Bunun güzelliği; 8 saat boyunca ve profesyonel olması.


Geceleri de veliler bir yere giderken çocuklarını merkeze bırakabiliyormuş..
Evet bu önemli. Ben engelli çocukları olan bireylerin de sosyal yaşantısı olması gerektiğine, bir nefes alma hakkının var olduğuna inanıyorum. Örneğin bir yemeğe, sinemaya veya bir sosyal aktiviteye katılmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu insanlar çocuklarını bırakacak yerleri olmadığı için aktivitelere katılmıyorlar. Bu onları daha da karamsarlığa sokuyor. Bizim böyle bir misyonumuz var. Bunu da ilan ediyoruz; bir yere gideceğiniz zaman çocuklarınızı belli bir saate kadar bize teslim edebilirsiniz diyoruz. Yatılı ünitemiz henüz yok. O başka bir sistem. Çocukların birtakım alışkanlıklarını biz bilemeyiz. Yalnızca aileleriyle yapabildikleri şeyler olabilir. Biz de evinde ailesiyle uyumasını arzu ederiz.

 
Buraya başvuran aileler nasıl bir ödeme yapıyorlar?
Ege Üniversitesi büyük bir aile. Elli bin öğrencisi var. Biz çalışanlarıyla birlikte neredeyse bir kasabayız. Yalnızca üniversitede çalışanların çocuklarına bakmak bile başlı başına bir şeydi. Ve gerçekten de olaya öyle başladık. Herhangi bir ücret talep etmiyoruz. Olay aslında gönüllük bazında. Gönül kapımız herkese açık.. Buna ne kadar yetişiriz bilmiyorum. Sınırımızı aştığımız zaman sanırım dönüşümlü bir çalışmaya gireceğiz. Haftanın belli günlerine pay ediyoruz. Şu anda 27 öğrencimiz var.

SÜRPRİZ VAR
Harika bir iş başarıyorsunuz. Bu güzel oluşuma destek amacıyla bir konser düzenleniyor.

Evet. Özgen Akçagül ve Blue Note Orkestrası'nın hayatımızda özel bir yeri var. Kendisi üniversitemizde konservatuarda öğretim üyesi. Son derece güzel, profesyonel bir orkestrası var. Sosyal sorumluluk projelerine son derece açık bir topluluk.
AKOR Orkestrasının solistisiniz..Bu konserde sizi de sahnede
Vallaha aslında bir sürpriz olabilir. Çok güzel şarkı söyleyen bir çocuğumuz var. Onun sahne almasını istiyorum.. Belki el ele tutuşup çıkabiliriz..
Bilet almak isteyenler size nasıl ulaşabilir?
Bize ulaşmak için 390.24.51 no'lu telefondan Sezen Hanım'ı arayabilirler. Zaten Yeni Asır'ın bu organizasyona ciddi bir katkısı olacak.
E.Ü.Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanısınız. Ayrıca Akademisyenler Orkestrası AKOR'un solistisiniz, master atletlerde Türkiye şampiyonluklarınız var. Hastanede yaptırdığınız barınakta onlarca hayvana bakıyorsunuz, bağlarınızda yetiştirdiğiniz üzümlerden kendi ellerinizle şaraplar yapıyorsunuz. Bu nasıl bir yaşam felsefesidir?
Bir kere herkesin bir hobisi olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü yarın bir gün mesleğimize ara vereceğiz.. Eğer insanın bir hobisi olmazsa gerçekten kendini çok büyük bir boşlukta hisseder.
Ama siz bir çok hobiye sahipsiniz, adeta hiperaktif bir çocuk gibisiniz
Zaten bana kendi camiamda da''Hiperaktif çocuğumuz geldi'' derler..(gülerek)

Hayatımız aslında zordu...

Eşiniz Türkiye'nin en önemli kalp cerrahlarından Prof. Dr. İsa Durmaz.. İki oğlunuz da doktor. Nasıl bir hayat yaşıyorsunuz?

Aslında zor..(gülerek).. Eşim, İzmir'de Ege Üniversitesinde Kalp Cerrahisi'ni kuran doktor. Gerçekten çok zor bir süreçti. Çocukların babalarını özlediği ve ''Siz ayrıldınız mı?'' diye sordukları günlerimizi hatırlarım. Eşimin tabii ki işi hep birinci plandadır. İki oğlumu büyütmek tamamen bana kaldı. Büyük oğlumuz da bizim yolumuzdan gitti, hekim oldu. Ege Üniversitesi mezunudur. Tıbbi Genetik ihtisası yaptı. Eşi de aynı bölümde. Küçük oğlumuz da diş hekimi oldu.

Beslenmenin ve güneşin önemi büyük
Mesleğiniz gereği birçok acı olayın içinden geçiyorsunuz..Bu duygulardan sıyrılıp pozitif bir insan olmayı nasıl başarıyorsunuz?

Acı çeken insanlara sonuçta bir şeyler veriyorsuz.. Bizim branşta hastaya bir şeyler kazandırmak kuyu ile iğne kazmak gibidir. Elini kullanarak çatalı ağzına götürüp beslenmek gibi.. Bunlar çok uzun zaman alan şeyler ama sonuçta o insanın sizin çabalarınızla bir şey başarıyor olması ve de mutluğunu görmeniz yetiyor..
Siz bu hoşluğunuzu neye borçlusunuz?
Genlerime borçluyum (gülerek). Gerçekten genetik miras çok önemli. Aktif yaşam tarzının ve düzenli beslenmenin önemine inanıyorum. Benim sabah kahvaltımın en önemli gıdası süttür. İyi yemek yaparım, el açması böreğimi ve mantımı çok beğenirler. Çok iyi çiğ köfte yaparım. Yaptırdığım kan testinde D vitaminim yüksek çıktı. D vitaminin hastalıklara karşı koruyucu olduğuna ve kemik erimesi hastalıklarında çok önemli olduğuna inanıyorum. Düşükse takviye yapılması gerekli. Bir de güneş hayatımızda çok önemli. Güneş ışınları vücudumuz açısından çok önemli.

Bu yazı toplam 393 defa okundu.
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Ayşegül DOMANİÇ YELÇE
Tam bir yıl oldu O’nu kaybedeli…
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı