Tıpta 'Terminatör' Devrimi!...
Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, ABD'li bilim adamlarının yaptığı iki ayrı araştırmanın; görme fonksiyonunun düzelmesi ve....
Kanserden diyabete kadar tüm hastalıkların tedavisi için
umut... Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, ABD'li bilim
adamlarının yaptığı iki ayrı araştırmanın; görme fonksiyonunun düzelmesi ve
kanserden diyabete hastalıkların iyileşmesi için umut olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Muhit Özcan, yaptığı açıklamada, son beş yılda
Türkiye'de yapılan
kemik iliği nakli sayısının 600'den 1200'e çıktığını hatırlatarak, kemik iliği
naklinde kök hücrenin kullanıldığına dikkati çekti.
Kök hücrenin kemik iliği nakli dışındaki kullanım alanlarının
büyük araştırmalara konu olduğunu vurgulayan Özcan, "Kök hücre araştırmaları
henüz doğmamış bir bebek ancak çok umutluyuz" dedi.
Araştırmacıların son dönemde iki yeni sonuca ulaştığını dile
getiren Özcan, bunların insanoğlunun aya attığı ilk adım gibi dev adımlar
olduğunu ancak sonuca ulaşmak için daha çok zamana ihtiyaç duyulduğunu
söyledi.
Araştırmalardan ilkinin, farelere dışarıdan verilen embriyonik
kök hücrelerinin gidip retinaya yerleşmesi ve görme fonksiyonunda düzelmeye yol
açması, ikincisinin de dışarıdan kök hücre vermeye gerek olmadan insanın kendi
alelade bir hücresini yeniden programlayarak sinir hücresine dönüştürmesi ve
hasarlı dokuyu tedavi etmesi olduğunu açıklayan Özcan, şöyle konuştu:
"Columbia Üniversitesi'nden Stephen Tsang'ın araştırması, yan
görüş kaybı ve az aydınlatılmış alanlarda görme zorluğu (gece körlüğü) ile
karakterize edilen bir retinal hastalık grubu olan 'Retinitis Pigmentosa'nın
(RP) tedavisi için umut oldu.
Hastalık, retinada görmeyi sağlayan hücrelerde hasara neden
oluyor ve bu hastalık ABD'de 10 milyon, Türkiye'de ise 2.5 milyon kişide
görülüyor. Tsang ve arkadaşları, RP hastalığı taşıyan farelerin göz dibindeki
retinaya embriyonik kök hücre transfer ettiler. Retinaya yapılan nakil sonrası o
kök hücrenin hem oraya yerleştiği hem de faaliyet görmeye başladığı
anlaşıldı."
Prof. Dr. Özcan, retinaya yerleşen kök hücrelerin işlevsel
olamamalarının bugüne kadar bir sorun olarak ortaya çıktığını dile getirdi ve
"Çalışma ile farelerde, embriyonik kök hücrelerin RP'yi düzelterek görme
kaybında iyileşmeye yol açtıkları gösterildi. Bu önemli bir bulgu ama burada
sorun, deneye katılan farelerin yarısında kanser gelişmesi. Tsang, kök hücrenin
kanser yapabilme sorununu aştıktan sonra insan deneylerine geçeceklerini
söyledi" diye konuştu.
"Devrim Niteliğinde Gelişme"
Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, ABD'deki
Stanford Üniversitesi'nden Marius Wernig ve Thomas Vierbuchen'in de, hücre
mühendisliği yöntemleriyle farelerde herhangi bir hücreyi sinir hücresine
dönüştürdüklerini açıkladı.
Sinir dokusu hasarının iyileşmesinin 'olanaksıza yakın'
olduğuna dikkati çeken Özcan, herhangi bir bağ dokusunu alarak 9 geni aktive
eden bilim adamlarının hücreyi yeniden programladıklarını anlattı. Prof. Dr.
Özcan, "Hasarlı doku dışındaki bir bağ doku hücresi, genetik değişikliklerle kök
hücre özelliği kazandırılarak sinir hücresi halini aldı. Dışarıdan kök hücre
vermeden hücrede genetik değişiklik yapıldı" dedi.
Bu şekilde dışarıdan verilen embriyonik kök hücrelerin olası
risklerinin de ortadan kaldırılabileceğine işaret eden Özcan, bunun devrim
niteliğinde bir gelişme olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Dışarıdan bir hücre vermenize, kök hücre aramanıza ihtiyaç
yok. İnsanın kendi sıradan bir hücresi sinir hücresine dönüştürülüyor. Rüyamız,
mesela yumurtalığı çalışmayan birinden bir miktar hücre alıp bunu yumurtalık
haline dönüştürmek ve doğurgan hale getirmek. Bu olabilecek gibi görülüyor.
Farelerde herhangi bir hücreden sinir hücresi elde edebildiysek, hücreyi yeniden
programlama noktasındayız.
Vücudumuzda milyarlarca hücre var. Ciltten, cilt altından bir
hücre alıp kendi hücrenle istediğin gibi oynayabilirsin. Mesela bir ilacın yan
etkisi mi var? Alırsın hücreyi yeniden programlarsın ve o ilacın vücuttaki yan
etkisini kaldırırsın.
Gelecek burada ama bugün değil. Mucizevi ilerlemeler oluyor ama
henüz felçli bir insanı koşturabilecek noktada değil. Ama her biri küçük
mucizeler.
Terminatör filminde adam kesildikçe kalkar yürürdü. Kesilmiş
yeri programlıyorsun, hasta iyileşiyor. Mesela diyabet hastasında insülin
salgılayan hücre yok. O bölgedeki hücreyi programlıyoruz insülin salgılayan
hücreye dönüşüyor. Dışarıdan kök hücre yok. Kanserden diyabete kadar tüm
hastalıkların tedavisi için umut olur."
Kaynak.aktuelpsikoloji.com
Bu yazı toplam 117 defa okundu.