Bu hafta sizlerle kardeş ülke Azerbaycan’ın kahramanlık destanından bahsetmeye çalışacağım. Tam 20 yıl önce meydana gelen bu trajik olay, Azerbaycan tarihine 'Kanlı Yanvar' olarak geçti. İsmini bu acı günden alan 20 Yanvar Meydanı, o gün âdeta kan gölüne dönmüştü. Şair Mehmet Aslan, 'Ağla Karanfil Ağla' şiirini bu faciaya ithafen kaleme almıştı. Hem de Azatlık Meydanı'ndan kalkan şehitlerin tabutu, şehitliğe götürülürkenki kısa zaman diliminde... Karanfil, Azeri halkının hayatında sevinci ve mutlu günleri temsil ediyordu. Ancak bu faciayla artık karanfil çiçeği hüznün ve dramın sembolüydü. Tabutların güzergâhında âdeta karanfillerden dağlar oluşmuştu.
Hakikaten zaman çok hızlı geçiyor. Bundan tam 17 yıl önce yani 1995’te Azerbaycan’a ilk defa gitmiştim. Azerbaycan’la ilgili çok güzel anılarım, dostlarım ve öğrencilerim var halada irtibatı koparmamaya çalışıyorum. Kocaelindede iki tane Azerbaycan ismiyle ilgili dernek var. Biri malum Azerbaycan Evi diğeri Körfezdeki Azerbaycanlılar Derneği. Bu derneklerin varlığını ilk öğrendiğimde çok sevinmiştim ama sevincim kursağımda kaldı. Klasik hemşeri derneği zihniyetinden öteye geçememişler onu sezinledim. Bir başka yazımızda da bu konuyu irdeleriz.
Konu farklı yere kaymaması için esas konumuz olan Azerbaycan türkünün tabiriyle gara yanvar yani 20 Ocak katliamına dönmek istiyorum; 1918 yılında doğunun ilk demokratik cumhuriyeti olarak tarihteki yerini alan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti çok acı olaylardan sonra kurulmuştu. Azerbaycan 1991 yılında ikinci kez bağımsızlığını elde ederken de benzer acı olayları tekrar yaşadı. İşte o olaylardan biri tarihe KARA YANVAR yada 20 OCAK katliamı adlarıyla geçen olaylardı.22 yıl önce Azerbaycan’ da bağımsızlık mücadelesi verildi ve bir destan yazıldı. Sokaklara dökülen Azerbaycan Halkı, Dünyaya “ Bağımsızlık ateşi sönmez “ diye haykırdı. Ruslar Azerbaycan Türk’ünün bağımsız bir devlet kurmasını istemiyor. Ama Azerbaycan içten içe kaynıyordu. İnsanlar özgürlük diye haykırıyordu. 70 yıllık esaret Azerbaycan halkının canına tak etmişti. onlarda hürriyetlerine kavuşmak, bayraklarının vatan toprağında dalgalanışını seyretmek istiyorlardı. Azerbaycan Türk devletini kurmak istiyorlar. Rusların boyunduruğu altında yaşamak istemiyorlardı. Her fırsatta “bağımsız Azerbaycan “diye haykırıyorlardı.
Azerbaycan halkının bu haklı isteklerine rağmen Ruslar 70 yıl sömürdükleri Azerbaycan’ı kolay kolay bırakma niyetinde değildi. Aslında bunu istememekte kendilerince haklı sebepleri vardı, çünkü Azerbaycan toprakları petrol ve Doğal gaz zenginiydi.1990 yılının Ocak ayının 19’uncu gecesi (Kanlı Ocak, Gara Yanvar)Bakü’de kıyamet kopmaktaydı. 35.000 kişilik ağır silahlarla donatılmış Rus alfa birlikleri ve DTK-a adlı özel imha birlikleriyle Moskova Azerbaycan’ın başşehrini işgale başlamıştır. İşgal operasyonunun adı “UDAR”dı. T-72, T-80 ve BMP-3 tankları Bakü’de Azatlık Meydanı’nı kuşatmıştı.
Azerbaycan Türkü Azatlık Meydanı’na toplanmış. Tanklarının üzerine gözünü kırpmadan yürüyordu. Dünya bu işgal karşısında sağırdı, kördü ve de dilsizdi. Bir gün içinde 170 can Azatlık Meydanı’na Azerbaycan’ın bağımsızlığı hürmetine düşer toprağa. Binlerce insan denize dökülür. Kesin ölenlerin sayısı belli değildir. Ateş düştüğü yeri yakmıştır. Yanan aslında Türk insanının yüreğidir.
Oysa Ruslar şunu hesap edememiştir. “Bağımsızlık yolundan dönüş yoktu “ bu uğurda Binlerce şehit verilse de artık bağımsızlık kaçınılmazdı. Rahmetli Ebülfez Elçibey, Azatlık meydanında bir kez daha haykırıyordu “Mehmet Emin Resülzade’nin dediği gibi “
BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK BİR DAHA İNMEZ
“Azerbaycan halkı bağımsızlık yolundan vazgeçmez. Neye mal olursa olsun Azerbaycan bağımsız olacaktır. Her yerde 3 renkli bayrağımız dalgalanacaktır. Gün bağımsızlık günüdür. Sovyet imparatorluğu dağılıyor. Tek dişi kalmış canavardır. Yapacağı bir şeyi yoktur. Yaşasın bağımsız hür Azerbaycan “ Ve o günden sonra bağımsız Azerbaycan’ın temelleri atılıyordu. Sovyetler ülkeden çıkarılıyor. Sınırlar çiziliyor. Milli para basılıyor. Dünya Bağımsız Azerbaycan’ı tanıyordu.
İşte bugün 20 Ocak olaylarının 22. yıldönümünü anıyoruz, şehitlere Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün o şehitler Karabağ Hocalı şehitleri gibi Şehitler hıyabanında yatmaktadır.20 Ocak karanfillerin ağladığı gün. Yüreklerin yandığı gün. Ağla karanfil ağla. Bu günü hiçbir Türk unutmayacak.Bugün Şehitler Hıyabanın da o Kanlı Ocak şehitleri ile Karabağ şehitlerinin koyun koyuna yattığını görürsünüz. Merhum cumhurbaşkanı Haydar Aliyev bu günü yas matem günü ilan etmiştir. Artık Azerbaycan da 20 Ocak günü Her yer siyahlara bürünmüştür. Her Azerbaycan Türk’ünün gönlünde Rus tanklarının açtığı yara vardır. Yeni yetişen nesillere Rusların Ermenilerin yaptığı katliamları iyi anlatmak lazım.
Bugün, Vatanını canından aziz bilen, bedenini siper ederek Azerbaycan Türkü’nün bağımsızlık yolunu açan vatanperver insanlar uyuyor Şehitler Hıyabanı’nda. Onlar öleceklerini bile, bile korkmadan ölümün üzerine yürüdüler, Onlar için vatan, millet, özgürlük her şeyden önemliydi. Mevzubahis Vatan’sa gerisi teferruattı onlar için.
O soğuk 19 Ocak gecesi verilen canlar, Azerbaycan için son değil bir başlangıç olarak tarihte yerini alırken Şehitleri ve bağımsız Azerbaycan’ın temelini atanları bir kere daha rahmetle anıyor yeni yetişen Azerbaycan Türk gençliğini atalarına layık olmaları dileğinde bulunuyorum. Şairin dediği gibi,
Karanfil şehit kanı / Ağla karanfil ağla / Cavanlara kıydılar / Tanklar altına koydular / Kanın içip doydular / Ağla karanfil ağla / Uzak menzil acı yol / Yoldu yol, ilacı yol / Şehitlere bacı ol / Ağla karanfil ağla…
Bu günü unutmadık unutmayacağız.
Yapılan katliamı kınıyor, yaşamını yitiren aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet dilerim, ruhları şad olsun.
Fatih Ekinci – Eğitimci-Yazar
Bu yazı toplam 136 defa okundu.