Engellihaberleri.com'dan
gelen yazarlık teklifini geri çevirmemi gerektirecek bazı
nedenlerim vardı:
Ben arada bir
kalemi elime alsam da genelde ortaya çıkan metinler, iç
yaşantılarım, kendimi tanıma çabalarım ve siyaset ağarlıklı
sosyolojik mevzular oluyordu. Üstelik bu yazdıklarım disiplinli
bir şekilde de yazılmıyordu, canım istediğinde, ilham perisi
omuzuma konduğunda yazmaya güdülenebiliyordum. Öyle görevimin
gereği, periyodik olarak, belli konuları kağıda dökmek şımarık
nefsime göre değildi anlayacağınız. Ayrıca engellilerle ilgili
bir sitede, engellileri ilgilendiren ya da en azından
yakından-uzaktan engellilerle bağlantısı olan konular
yazılmalıydı.
Bunları kaleme alanlarında
dolayısıyla bu konularda duyarlı ve bilinçli kişiler olması
gerekirdi. Bense bu konuda, son 3-5 senede engelli sitelerinin
forumlarında ve daha çok ta engellilikle ilgisiz konularda
okuyup-yazmak dışında bir duyarlılık işareti göstermemiştim.
Fakat teklifi bana
yapan arkadaş, hayır dememe imkan vermeyecek bir uslubu ve araçları
benimseyince , bana da karşınıza çıkıp ahkam kesmekten başka
yol kalmadı.
Bahsettiğim
zorlama harekatı aslında bana geniş bir alan(beni böyle kabul
ettin) yaratmasına rağmen ki, yazının bundan önceki kısmı da
bu amaca matuftur :) ben gene de duyasızlığımı aşmaya, sadece
içine doğmuş olduğum, sadece sırtımda onlarla aynı kamburu
taşıdığım için bile borçlu olduğum bu insan katogorisine
faydam dokunsun diye gayret edeceğim. Umulur ki dışarıyı
düzeltirken, ben de düzeleyim.
(Haziran demiştik
ama bazı arkadaşlardan olumsuz tepki alınca ilk yazının tarihini
biraz erkene aldık)
Mutlu kalın!
Bu yazı toplam 370 defa okundu.
Gönlünün mütevazılığını da şımarık diye tabir ettiğin kelimelerle ne kadar örtmeye çalışsanda görülebiliyor Sevgili Ahmet
Senin kaleminden öğreneceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum.
Hayırlı Olsun