Merhaba.
***
Önceki gün öğlen saatlerinde bunaldım. Attım kendimi günün stresinden, haber zihniyetinden dışarı ve hiçbir şey düşünmeden birkaç saat geçirmek istedim. Ama ne çare...
***
Gel de ülkemin, şehrimin sokaklarında yürürken düşünme, bir şeyi kendine dert etme!
***
Tam Fethiye Caddesi’nin ortasındayım hâlâ. Dört yolun göbeğinde çapraz çeşmelerin ortasındayım hüznümle...
Aklımdan çıkmıyor ve çıkamayacak sanırım.
Herkes gibi davranıp görmezden gelemeyeceğim. Yapamıyorum zaten ne kadar istesem de (İçimin sızlamaması için) yapamıyorum.
***
Günlük koşuşturmalarımız arasında, günlük işlerimiz, sevdalarımız, sinirlerimiz ve telaşlarımız. Ne kadar da kolay yaşıyoruz aslında.
Hepimiz yürüyebiliyoruz, büyük lütuf, hepimiz görebiliyoruz, şahane!
Peki ya engelliler? Yürüyemeyenler? Göremeyenler?
***
Önceki gün işin stresinden kurtulmak isterken, daha büyük bir strese gark ettim zihnimi farkında olmadan. Hâlâ daha oradayım, Fethiye Caddesi’nin göbeğinde. Yürümeye çalışan görme engelli o adamı izliyorum acı çekerek ve utanıyorum yanına gidip yardım teklif etmeye bile. Çünkü aslında yardıma ihtiyacı yok.
Elinde değneği, gayet rahat yürüyebilir, eğer çevresindeki insanlar saygı gösterip bir adımlarını geciktirseler onun rahat atacağı bir adım için.
***
Ama nafile,
Belki 15 dakika sürüyor 5-6 adımlık mesafeyi kat etmesi ve 5-6 adımlık mesafede sağa sola onlarca adım atıyor, omuz darbelerinden sebep.
***
Gözünüzde canlanıyor mu? En yakınınızı düşünün. Annenizi, babanızı... Yürüyemeyen bir akrabanızı düşünün kalabalığın içinde adımsız kalmış ve saygısız suretlerin ona çevrilemeyen kızgın bakışları yollarını kestiği ve onları işlerinden(!) alıkoyduğu için.
***
En yakınınıza, kızınıza, oğlunuza saygısız davranıldığını, yollarının kesildiğini, sürekli sağa sola itildiğini düşünün.
***
İçiniz mi acıdı?
Eminim birkaçınız o adamı görmeyenlerdendiniz.
Ve o adam gibi görünmeyen milyonlara aldırmayanlardansınız.
***
O adam gibi görünmeyen milyonlar var evet. Bu kentte de binler. Pencere kenarlarına tünemiş çoğu, engelsiz hayaller kuruyorlar.
***
Çoğu sizi bir yerlerden gözlüyor. Sizin gibi olabilmek için sadece.
***
Ve hepsi sizin sayenizde evine kapanıyor.
Birkaç rakam işte... İşte evine kapananlar.
***
Türkiye’de tedavi olma durumuna göre dil ve konuşma engelli nüfusun yüzde 11,27’si tedavi olabilmektedir. Geri kalan nüfus evine kapanmaktadır.
Türkiye’de tedavi olma durumuna göre dil ve konuşma engelli nüfusun yüzde 63.02’sinin tedavisi yapılmamaktadır. Bu toplam evine kapanmaktadır.
***
Engelli nüfusunun yüzde 39,15’i kamuya açık alanlarda görsel uyarı işaretlerinin yeterli olmaması yüzünden güçlük çekmektedir. Ve bu yüzde 39.15 evine kapanmaktadır.
Engelli nüfusunun yüzde 39,4’ü sosyal ve kültürel etkinliklere katılamamaktadır. Hepsi evine kapanmaktadır.
Engelli nüfusunun yüzde 58,87’si devletin sağladığı imkanlar yetersiz olduğu için güçlük çekmektedir. Engelli nüfusunun yüzde 58,87’si evine kapanmaktadır.
Engelli nüfusunun yüzde 45,06’sı eğitim olanaklarından yararlanamadıkları için güçlük çekmektedir. Engelli nüfusunun yüzde 45,06’sı evine kapanmaktadır.
Engelli nüfusun yüzde 41,12’si günlük yaşamda karşılaşılan sorunları çözememeyle ilgili güçlük çekmektedir. Engelli nüfusun yüzde 41,12’si evine kapanmaktadır.
***
Görme engelli nüfusun yüzde 51,58’i devletin sağladığı imkanların yetersiz olması yüzünden güçlük çekmektedir. Görme engelli nüfusun yüzde 51,58’i evine kapanmaktadır.
Görme engelli nüfusun yüzde 35,06’sı kamuya açık alanlarda sesli uyarı işaretleri ve çevre düzenlemelerinin yeterli olmaması yüzünden güçlük çekmektedir. Görme engelli nüfusun yüzde 35,06’sı evine kapanmaktadır.
Görme engelli nüfusun yüzde 34,7’si toplu taşıma araçlarına binmekte güçlük çekmektedir. Görme engelli nüfusun yüzde 34,7’si evine kapanmaktadır.
Görme engelli nüfusun yüzde 27,07’si sosyal ve kültürel etkinliklere katılmayla ilgili güçlük çekmektedir. Görme engelli nüfusun yüzde 27,07’si evine kapanmaktadır.
Görme engelli nüfusun yüzde 27,34’ü toplumun yardımcı olamamasıyla ilgili güçlük çekmektedir. Görme engelli nüfusun yüzde 27,34’ü evine kapanmaktadır.
***
Varın siz düşünün engellilerin halini ve bugün ve yarın ve ertesi gün bir adım atmadan önce sağınıza solunuza bir bakın. Bunca sorumsuzluğa, bunca eksikliğe rağmen evinden çıkabilmeyi başaran engellilere saygı duyun, kolaylık sağlayın.
***
Saygılar.
Uğur ENÇ
Bu yazı toplam 273 defa okundu.
TEŞEKKÜR EDERİM.
Saygılarımla