25 Mayıs 2012 Cuma Saat 22:27
ONLİNE

Basın ve Yayın Haber Siteleri
Bookmark and Share
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bülent Altaç
engellihaberleri@msn.com
Gözlerinizi kapatın ve yürümeye devam edin
17 Şubat 2012 Cuma Saat 14:52

Önceleri bazı gazeteler de haftalık yazılarım yayınlandı. Haziran 2009’dan bu güne kadar da Star Kıbrıs’ta “Objektif” köşesinde sizlerle haftanın üç günü beraberim. Hiçbir siyasi görüşe bir diğerinden daha fazla veya daha az yakınlığım da yok. Bugüne kadar bu yolla hiçbir şey kazanmayı düşünmedim. Bugünden sonrada düşünmem. Tarafsız olmak, tarafsız kalmak, her döneme ayak uyduran değil, her dönemde kendince doğruları seslendiren, halktan alıp gündeme getiren olmak benim tek doğrum.

Dört yıl önce bir vesile ile tanıştığım Karpaz’ın uzak bir köyünden bir dostun sıkıntısını yüklenmiştim. Devlet engelli çocuğu için bir yoklama belgesi göndermişti. “Özürlü yoklama belgesi” ne zarf ne de bir gizlilik objesi olmadan. İlk yazımın konusu bu oldu. Konuyla ilgili daha sonra bir daha yazdım. Sonra bir daha, bir daha derken yıllar geçti. Yazılanlar değişmediği gibi anlayışta değişmedi. Devletin gönderdiği “Özürlü Yoklama Belgesini” insan onuruna yakışacak, rencide etmeyecek şekilde ilgili olanlara gönderilmesini bu güne kadar sağlayamadık. Kimse kusura bakmasın engelliler konusunda Kıbrıs’ın kuzeyi topyekun sınıfta kaldı. 

Bu insanların yaşadıkları zorlukları anlayabilir miyiz? Bir an için gözlerinizi kapatın ve yürümeyi deneyin. Yada kulaklarınızı kapatın. İşitmeye çalışın. Veya bir sandalyeyi vücudunuzun bir parçası olarak düşünün. Öyle kabul edin. Bu sandalye üzerinde günlük hayatın koşuşturmasını yapabilmeyi deneyin. Bir evde, bir oda da, bir yatakta, bir kanepe de yıllar, aylar, günler, saatler harcamayı yapabilir misiniz? Bir düşünün. Tabi ki yapamazsınız. Tabi ki yapamayız. Peki, bunlarla yaşamak zorunda olan insanlar. 

Ben kendi adıma engelliler için özel okullardan, özel spor salonlarından, özel sinemalardan, parklardan, yaya geçitlerinden umudumu yitirdim. Bunların yapılmasını birileri her gün söylememeli. Bu konuda bir devlet politikası üretilmeli. Devlet yasalarla korunan, sosyal devlet anlayışı ile vatandaşları arasında ayırım yapmadan hizmet sunmakla mükelleftir.

Engelli annesi bir insan şöyle diyor;

“Ben devletin çocuğumu sadece özel günlerde reklam olsun diye hatırlamasını istemiyorum. Okulların yerini bilmiyorlar. Hediye getiriyorlar. Hepsi sırf hediye olsun diye getirilmiş. Biz bunları eve getirmeden çöpe atıyoruz. İstediğimiz sadaka ve kullanılmak değil. İnsanca muamele”. 

Engelli vatandaşına gönderdiği belgeyi vicdanı, özel hayatı, gizlilik ilkesini hiçe sayarak bir zarfa dahi koyamayan bir devletten daha fazla ne beklenir ki.

Erçin ŞAHMARAN
Kıbrıs Postası

Bu yazı toplam 200 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Ayşegül DOMANİÇ YELÇE
Tam bir yıl oldu O’nu kaybedeli…
ARŞİVDE ARA
ETİKETLER
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Reklam Alanı